Hollanda’da Türk kökenli gençleri bir araya toplamayı başaran bir Kültür Merkezinin olması hem gelecek nesillerimiz hem de kültür dünyamız açısında büyük bir önem arz ediyor. Sanatolia altı sene önce Tamer Barış Ülger tarafından Hollanda’nın siyasi başkenti olan Lahey’de kurulmuş bir Türk Kültür ve Sanat Merkezi.

Sanatolia bünyesinde Türkçe, tiyatro, çocuk gelişimi, resim, bağlama, gitar, halk oyunları, klarnet, drama, genel kültür ve sanat gibi her yaş grubuna uygun dersler ve etkinlikler yapılmakta. Kültür ve sanat alanında bizi temsil eden ve sanatı kullanarak var olmaya çalışan Sanatolia geniş kitlelere ulaşıyor. Sanatın iyileştirici gücü ile yeni nesil daha bilinçli, daha kültürlü, daha kişilikli olarak inşa ediliyor.

Uluslararası Lahey Türk Tiyatro Festivali
Kurulduğundan bu yana yerel ve uluslararası pek çok etkinliklerde boy gösteren Sanatolia, tiyatro gösterileri, resim sergileri, şiir dinletileri, konserler, halkoyunları gösterileri düzenlerken bir yandan da Hollanda’nın tek uluslararası Türk tiyatro festivalini organize ediyor. Bu yıl 26 Mart – 5 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan II. Uluslararası Lahey Türk Tiyatro Festivali, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatrolarını, Türkiye’nin ve Avrupa’nın farklı bölgelerinde Türkçe tiyatro yapan farklı tiyatro ekiplerini, çok sayıda değerli sanatçı, yönetmen, oyuncu, dramaturg ve yazarları ağırlamayı planlıyor. Modern ve geleneksel Türk tiyatrosundan örnekler, söyleşiler, oyunculuk, yazarlık, clawn ve karagöz atölyelerine yer verecek olan festival özellikle yeni nesil Türk gençlerine Türkçe ve sanat alanında yeni ufuklar açıyor.

Sanatolia Genel Sanat yönetmeni Tamer Barış Ülger bunu şöyle anlatıyor: “Sanat için soyunurum diyenlerin küstürdüğü cenaha sanatın nelere de muktedir olabileceğini gösterdik.”
Sanatın ne olduğundan daha çok bize ne yaptığı/ yapabileceğiyle ilgileniyor ve sanatın iyileştirici gücünü üstümüzde deniyoruz. İyi bir insanın iyi bir sanatçı olabileceği gerçeği, yetenek işini en son deme bırakabiliyor. Yunus Emre deyişindeki gibi “Sevin sevilin bu dünya kimseye kalmaz”. Sanatın iyileştirici oluşu kendi doğasında vardır, sanatı ne sanat ne toplum için yapıyoruz biz kendimiz için yapıyoruz. Sanat algımızı, bakış açımızı değiştiriyor, insan olduğumuzu, kim olduğumuzu ve misyonumuzu hatırlatıyor bize.
Belki “sanat” hayat amacımız değil ama hayatımızı sanatla süslemek bir amaç oldu bizde. Türk toplumunu sanata duyarsız olduğu kanaati var genel düşüncede. Oysa ki biz kadim Anadolu kültürü, medeniyeti ve sanatı bizim ana damarlarımızda geziniyor. Sanat için soyunurum diyenlerin küstürdüğü cenaha sanatın nelere de muktedir olabileceğini gösterdikçe ilgi artıyor ve Türk toplumu Hollanda da sanatıyla var olabileceğini gösteriyor bize.
Söyleşi- Fotoğraflar: Doğuş Haber Merkezi —◄◄