– Seslendirdikleri Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Farsça eserlerle tanınan Grup Dergah, yeni çalışmalarını müzikseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor
Bugüne kadar “Selam Edin”, “Kuddusi Gülşeni”, “Yananlar Var” ve “Kerbela”nın aralarında bulunduğu birçok albüme imza atan Şanlıurfa’nın sevilen tasavvuf müziği grubunun üyeleri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde geçirdikleri zamanı ve müzikal çalışmalarını AA muhabirine anlattı.

Kovid-19 kapsamında camilerin ibadete kapalı kaldığı süreçte salgına karşı bir dua klibi hazırlayarak takipçilerini duygulandıran grubun üyelerinden Hafız Mehmet Ziya Demirbaş, şifa ayetlerinden oluşan duanın klibini boş bir cami içerisinde çektiklerini, kendisinin de duayı seslendirirken oldukça duygulandığını söyledi.

Grup olarak salgın sürecinin başından bu yana sosyal mesafe ve maske gibi kurallara uyduklarını dile getiren Demirbaş, “‘Bir musibet bin nasihatten evladır’ derler ya evet biz koronavirüsü zahiren bir musibet olarak biliyoruz ama bunda da bir hayır çıkacaktır. Buna inanıyoruz.” diye konuştu.

Demirbaş, İngilizce ilahi söylemeleri için dinleyicilerden istek aldıklarına işaret ederek, “Daha çok İstanbul’da konser veriyoruz ama Türkiye’de 3-5 il dışında gitmediğimiz yer kalmadı ve birçok ilde de defalarca gittik. Yurt dışında da Almanya’ya, Dubai’ye, Yunanistan’a, İran’a konser vermek için gittik. Duyumlar da aldık hem Azerbaycan’da hem Irak’ta eserlerimiz radyoda çalınıyor.” dedi.

– “Çanakkale Destanı’nı dört farklı versiyonuyla okuduk”

Gruba 10 yıl önce katılan müzik öğretmeni Ahmet Bahadır Canbaz, tasavvuf müziğiyle lise yıllarında tanıştığını aktararak, grup çalışmalarının yanı sıra yaklaşık 20 yıldır öğretmenlik görevini sürdürdüğü bilgisini verdi.

Canbaz, daha önce 4 kişisel ilahi albümüne imza attığını belirterek, şöyle devam etti:

“O ilahi albümlerini Türkiye genelinde satışa sunduk ve geliri tamamıyla Kur’an-ı Kerim kurslarına bağışlandı. Daha sonra albüm yapmayı bıraktım ve Hafız Ağabeyle tanıştık. ‘Böyle bir grup kuralım, hem tasavvuf müziğini tanıtalım hem de Urfamızın kaybolmaya yüz tutmuş etkin tasavvuf eserlerini gün yüzüne çıkaralım, derleyelim, düzenleyelim’ dedik. İstediğimiz şeylerin hepsi de Allah’a şükür oldu. Bugüne kadar birçok proje yaptık. Kürtçe olarak Çanakkale Destanı’nı dört farklı versiyonuyla yazdık ve okuduk. Bunun gibi yeni projeleri ilerleyen dönemlerde sizlerle buluşturacağız.”

Koronavirüs sebebiyle hayatını kaybeden Ömer Döngeloğlu’nun grup üzerinde çok emeği olduğunu ve cenazesine gidemedikleri için büyük üzüntü duyduklarını söyleyen Canbaz, “Bizim hayatımızda onun çok anlamlı ve çok özel bir yeri var. Grup Dergah oluşumuzun ilk basamağı kendisi diyebilirim. Onunla çok program yaptık. Her hafta ‘Önden Gidenler’ programında 2 yıl boyunca beraberdik. Kendisiyle artık aile dostu olmuştuk. Hatta umreye bile beraber gitmiştik. Ailesinin tekrar başı sağolsun.” ifadelerini kullandı.

– “Koronavirüs bittikten sonra yeni albümümüzü tanıtacağız”

Grup üyeliğinin yanı sıra imamlık görevini de sürdüren İsmail Demirbaş da henüz küçük yaşlarda ağabeyi Hafız Mehmet Ziya Demirbaş’la birlikte mevlitlere gittiğini ve bu sırada da bendir çalmayı öğrendiğini ifade etti.

Demirbaş, Grup Dergah’ın toplamda 8 albümünün olduğuna işaret ederek, “En son yaptığımız ‘Kerbela’ albümü vardı. Bu yıl da bir albüm yapmayı düşünüyorduk aslında. Fakat koronavirüs gelince bazı şeyler ertelendi doğal olarak. Hafız Ağabeyin birçok eseri vardı, onları seslendirmiştik. Güzel bir albüm şeklinde hazırlayalım istedik. Koronavirüs bittikten sonra yeni albümümüzü de tanıtacağız inşallah.” dedi.

Albümlerde çoğunlukla kendi bestelerini seslendirdiklerini aktaran Demirbaş, “Yeni eserler üretmeye çalışıyoruz. Tabii ki Urfa yöresine ait ilahileri, gazelleri ve methiyeleri gün yüzüne çıkarmak için de albüme koyuyoruz. Ama genellikle ‘yenilikçi olalım, yeni eserler sergileyelim’ istiyoruz. Bu anlamda dinleyicilerimize birkaç sürprizimiz var. İnşallah ileriki zamanlarda değerli dinleyicilerimize sunacağız.” şeklinde konuştu.

İsmail Demirbaş, konserlerde ve hemen hemen her albümde Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Farsça eserler seslendirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Arapçayı genellikle ben, Kürtçe ve Farsça’yı da Hafız Ağabeyim, Türkçeyi de Bahadır Hocamız okuyor. Bir konserde 4 dili de kullandığımız zamanlar dinleyicilerin kimi Türkçe, kimi Arapça, kimi Kürtçe, kimi Farsçadan etkileniyor. Dinleyicilere güzel bir şekilde sunum yapmaya çalışıyoruz.”

Salgın sebebiyle evde kalınan süreçte anne ve babasını kıymetini çok daha iyi anladığını söyleyen Demirbaş, aile içerisinde muhabbetlerinin arttığını ifadelerini sözlerine ekledi.

AA