Uyum Yasası Türklere Uygulanmayacak İyi tatiller.... RIVM'den hava sıcaklıkları için uyarı geldi Van der Laan, Amsterdam'ın yeni belediye başkanı oldu Cohen'in kafasındaki hükümet hazır CDA, PVV'in koalisyon çağrısına sıcak bakmıyor Sandığa gitmemenin bedelini, Wilders'le ödeyeceğiz Hollanda bugün sandığa gidiyor PvdA, yüksek tahsilli gençler arasında popüler Sivil Toplum Örgütlerinden Çağrı
Gülmek ama neye, nasıl ve ne kadar?

Gülmek konusunda çeşitli bilimsel araştırmalar yapılmış ve görüşler ileri sürülmüştür. Daha bebekken başlayan bu fiziksel ve ruhsal hareket, yaşamın her döneminde devam edip gitmektedir. Araştırmacıların ve bilimsel açıklamalar getirenlerin farklı yaklaşımları ve teorileri bulunmakta.

Ancak üzerinde anlaştıkları temel prensip; gülme, ruhsal enerjinin boşaltılmasıdır şeklindedir. Yani çeşitli duyguların, düşüncelerin baskı altında tutulması veya duyguların yoğunlaşması sonucu oluşan, biriken ruhsal enerjinin boşaltılmasını, gülmenin temeli, nedeni olarak açıklıyorlar. Düşünce ve duygu, temel çıkış noktası olarak gülmenin çeşitlerini belirliyor. Bebeğin gülmesiyle yetişkin birinin gülmesi arasındaki fark kadar; eğitimin, sosyal statünün, kişilik özelliklerinin ve cinsiyetin gülme üzerinde önemli etkileri vardır. Günlük yaşamda “beyniyle gülenler ve karnıyla gülenler” olarak yaptığımız ayrımı, bilimsel çalışmalarda destekliyor. Hatta bilimsel çalışmalar, gülmenin çok sağlıklı bir eylem olmadığını söyleyecek kadar ileri de gidebiliyorlar. Çok gülmenin kişilik bozukluğunun sebebi ve/veya sonucu olabileceğini de söyleyebiliyorlar.

Kişilik bozukluğu mu?
Bu kısa açıklamalardan sonra, “Türk toplumu olarak nasıl ve neye gülüyoruz?” diye bir soru sorduğumuzda, karşımıza oldukça geniş kapsamlı bir araştırma yapmayı gerektirecek homojen olmayan sosyal bir yapı çıkıyor. Yani köyden köye, ilçeden ilçeye değişen kültürel farklılıklar, algılama ve etkilenme biçimi gülme eyleminin temellerinin değişmesine neden oluyor. Büyük kentlerde yaşayanlar ise yine farklı kültürlerin, algılama biçimlerinin, ruhsal gelişim ve değişim sürecinin farklılıklarının sonucu olarak değişiklik göstermektedirler. Aynı okulda okuyor olmak, aynı apartmanda oturuyor olmak, aynı iş yerinde çalışıyor olmak veya akraba olmak gülmenin temelinde yatan ruhsal ve düşünsel birikimin aynı yoğunlukta olmasını sağlamıyor. Algılama, analiz etme ve yorumlama sürecinin benzer olmasının yanında, aynı hızla yapılması da önemli etkendir.

Günlük yaşamda, “jetonu geç düşüyor” diye amiyane bir deyim kullanırız. Bu geç algılama, analiz edip yorumlama gülmenin şiddetini ve ruhsal enerjinin boşaltılmasının da derecesini belirliyor. Yani az algılayan birinin ruhsal ve düşünsel enerjisi fazla yoğunlaşmıyor. “Kasların hareketi ve ses çıkarma eylemi”

Gülmenin bu kadar farklı ve çok etkene bağlı olmasına rağmen özellikle TV’lerde yayınlanan dizilerde, birkaç saniyede bir ve tamamen normal konuşma ve davranışlarla beraber gülme efektleri vererek insanları güldürmüş sayıyorlar. İzleyenlerde aynı oyuna sadakatle bağlı kalıp, duydukları gülme efektinde kendilerinin güldüğünü varsayıp eğlendiklerini, ruhsal enerjilerini boşalttıklarını sanıyorlar. Böylelikle dikte ettirilen yaşamın parçası olarak gülme şekli de verilmiş oluyor. Bu anlayış ya da alışkanlık, insanları gerçekten gülmenin yüklendiği işlevinden uzaklaştırıp, kasların hareketi ve ses çıkarma eylemi yapmaya doğru itiyor.  Tiyatro salonunda, dramın en yoğun olduğu anda repliklerden birinin sıra dışı olmasıyla birçok kişinin gülebildiğine şahit olabiliyorsunuz. Arka arkaya ve saatlerce gülündüğüne de şahit olmaktayız. Bu gülmelerin şartlanmış refleksler olduğu konusunda kuşkum yoktur. İnsana ait olan ve çok önemli bir nimet olarak kabul etmemiz gereken gülmenin TV dizisi yapımcılarının ve komedyenlerin dayatmalarıyla şartlı refleksler biçiminde asıl işlevinden uzaklaşması sonucu ruhsal problemlerin artacağı düşüncesindeyim. Çünkü, ruhsal enerji birikmesi sonucu enerji boşaltımı demek; baskı altına alınmış duygu ve düşüncelerden tutunda, günlük yaşam içinde ruhumuzu geren, sönükleştirmeye çalışan, baskılar, endişeler, beklentiler, başarılar, başarısızlıklar, ödüller, cezalar ve yaşamın içindeki her şey ruhumuza çeşitli baskılar uygulamaktadır.

Bu baskılar, ruhsal enerjinin birikmesini sağlamaktadır. Bütün bu birikmenin yanı sıra anlık duygusal yoğunluk, anlık boşaltmayı da gerektirir. Yani yoğunluk sonucu oluşan enerjinin gülerek boşaltılmaması halinde bu birikim, daha sonraki gülme ve ruhsal enerjiyi boşaltma yöntemlerinden biri olan ağlama, vücuduna zarar verme, başkalarına zarar verme eylemlerine neden olmak gibi tehlikeli bir yol izleyebilmektedir.

Güleriz ağlanacak halimize
Köy seyirliklerinden başlayan mahallenin delisiyle dalga geçmekle, şakalaşmalarla, mizah dergileri okumakla, komedi filmlerine uzanan kalabalıklarla birlikte gülme seanslarımızı bir kenara ittik ve gülmeyi, günlük yaşamımızdan çıkardık. Gülme adını verdiğimiz bu önemli insani özelliğimizin farkında olmalıyız ve komedyenlerin veya TV dizilerinin dikte ettiği gibi ruhsal enerjimizi boşaltmamalıyız. Gülmemek için direnmek yerine, neye nasıl güleceğimizi belirleyen ruhsal ve düşünsel gelişimimize önem verip beynimizle gülebilmeliyiz. Deli saçmaları, müstehcenlik, abartılı hareketler, abartılı konuşmalara, ağlanacak yerde gülmeye devam edersek, korkarım ki birileri bizim bu halimize çok gülecekler.

04-04-2008 / dogus.nl
Bu makale 1289 defa okunmuştur.  
  Bu makaleye yapılan yorumlar (0 yorum)


Bu makaleye henüz yorum eklenmemiş.
Yukarıdaki YORUM YAZ linkine tıklayarak ilk yorumu siz ekleyebilirsiniz.
İzininiz nasıl geçti, geçiyor?
Çok güzel
% 44 (284 oy)
 
Hoş değil
% 21 (137 oy)
 
İdare ediyor
% 35 (219 oy)
 
5 Eylül 2010, Pazar


Müslümana İzzetli Tavır Yakışır!

Fethullah Gülen'in “Yardım malzemesi taşıyan gemiler için İsrail’den izin alınması gerekirdi; otoriteye meydan okumak yanlıştır” sözleri üzerine Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Hamza Türkmen bir basın açıklaması yaptı.MÜSLÜMANA İZZETLİ TAVIR YAKIŞIR!Fethullah Gülen'in, Gazze Yardım Filosu için sarfettiği ve yalanlanmayan, üstelik Zaman Gazetesi'nde Abdülhamit Bilici'nin yazısı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın beyanıyla da desteklenen "Yardım malzemesi taşıyan gemiler için İsrail'den izin alınması gerekirdi; otoriteye meydan okumak yanlıştır" sözleri bir faciadır.Bu sözlerin nasıl bir siyasi konjonktürde sarfedildiğine baktığımızda ise tablo daha da karanlık bir mahiyet arzetmektedir. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ABD'nin veto yetkisinin de aşılarak BM Güvenlik Ko...

Devamı için tıklayınız

İyi tatiller....
Uyum Yasası Türklere Uygulanmayacak
Sandığa gitmemenin bedelini, Wilders'le ödeyeceğiz
Cohen'in kafasındaki hükümet hazır
RIVM'den hava sıcaklıkları için uyarı geldi
Van der Laan, Amsterdam'ın yeni belediye başkanı oldu
 
 
 
Jaap Nawijn: "De geschiedenis herhaalt zich helaas constant"
Özellikle bölgesel gazetelerimizde yerel yöneticilere yer veriyor, görüş ve önerilerini toplumla paylaşmaya gayret ediyoruz. Bu kez Doğuş Noord-Holland gazetemize Heemskerk belediye başkanı Jaap Nawijn'ı, misafir ettik. Kendisi bir bürokrat çocuğu olması hasebiyle bürokrasi geleneğini çok iyi tanıyor. Bizi kendi makamında sıcak bir ortamda kabul eden belediye başkanı ile çeşitli konuları görüştük. Türklerin bu bölgede en büyük azınlık gurubu oluşturmalarından dolayı Heemskerk  belediyesini seçtik. Heemskerk aslında bir tarım köyü ancak endüstri tabii ki bu şehirde de kendisine yer bulmuş durumda. Özellikle Hollanda'nın en büyük metal fabrikasının Heemskerk'te olması ve buradaki çalışanların büyük bir bölümünün Türklerden oluşması, bu şehrini çalışanların büyük bir bölümünün Türklerden oluşması, bu ......
 

 

Sitemizde yayınlanan yazı ve reklamların hukuki sorumluluğu sahiplerine aittir. Yayınlanan materyaller kaynak gösterilerek herhangi bir hak talebinde bulunulamaz. Sitemizde yayınlanan yazılar ve görsel malzemeler kaynak gösterilerek alıntı yapılabilinir. Ingezonden artikelen vallen niet onder de redactionele verantwoordelijkheid. De redactie is derhalve niet aansprakelijk voor de inhoud van de columns en het advertenties. Aan de informatie op deze site kunnen geen rechten worden ontleend. Het materieel op deze site
mogen wel gepubliceerd worden als de bron duidelijk wordt vermeld.


Bu site en iyi 1280 – 1024 ekran çözünürlüğünde görüntülenebilir.