Yazarlar / Mehmet Şükrü Oflaz

MOBBİNG YA DA HOCALARIMIZIN ÇEKTİKLERİ

“Mobbing” sözcüğü önceleri çocukların birbiriyle olan zorbalık ilişkilerini tanımlamakta kullanılmıştır. İşyerlerinde de 1950-1960’lı yıllarda yapılan araştırmalar, mobbing’in sadece çocuklar arasında yaşanmadığını ortaya koymuştur. Mobbing duygusal bir saldırıdır. Yaş, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeden, taciz, rahatsız etme ve kötü davranış yoluyla herhangi bir kişiye yönelen saldırganlıktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı ...

Devamı »

Süveter

Sabah mahmurluğunda ne ettiğimizden habersiz, özenle hazırlanıp en son süveter giydirilip, yer sofrasına uğurlanırdık. Beyaz peynir, kete ve çay ile kahvaltı. Otobüs terminaline varıp, koltuklarımıza kurulduğumda anlardım ki, başka bir şehre taşınıyoruz. Ekmek davasıydı sebep olan. Bana yabancıydı ekmek davası. Başka bir şehir, başka bir okul, başka insanlar. Her şey ...

Devamı »

Bir Ramazan Klasiği: “Nerede O Eski Ramazanlar!”

“Nerede o eski Ramazanlar!” diyor bir adam, peşine diğeri bir iç geçirmeyle katılıyor. Diğer arkadaş eski günlerden örneklerle sohbetin konusunu teyit ediyor. Bu durum, her Ramazan aynı insanlarla aynı şekilde devam ediyor. Ay Allah’ın ayı, gün Allah’ın günü ve biz Allah’ın kulları, buna bir son vermeyi düşünmüyoruz. “Nerede o eski ...

Devamı »

İlla Hu!..

“Yumak yumak yutkunurum Yakup gibi gamımı, / ne kokusu ne kendisi gelmez Yusuf’un..” mısraları köşe komşum Murat Altun Bey’in. İçinde hüzünlü bir şarkı barındırıyor. Ya da bana öyle geliyor. İçimizde bizi diri tutan bir ses olmalı, her dem çağlayan. Bazen durulur gibi olsa bile her zaman çağlamalı. Çağlamalı ki, dışımızda ...

Devamı »

Nâgehân ol şâra vardım…

Mustafa Kutlu Bey bir yazısında, köyden şehre bineğiyle işlerini görmek için giden bir insanın, yol boyunca temaşa imkânına sahip olacağını ve bunun aynı zamanda bir kemal yolculuğu olabileceğini ifade etmişti. Yol boyunca Hak’kın yarattığı ve gözümüze ilişen her ne varsa, bütün bunların bizi terbiye edeceğini söyleyebiliriz. Zamanın akışı, mevsimlerin değişimi, ...

Devamı »

Anadolu Kıtasında Bir Şehsüvar

Vefatının 8. yıl dönümünde Erbakan Hocamız’a rahmet ve özlemle ithaf… İtibarlı bir hayatın vücud bulması, bizim neye itibar ettiğimizle alakalıdır. İnsan olarak önem sıralamamız, öncelik sıralamamız bizi bir yola iletiyor. Bir yol, sonunda hesabını vereceğimiz bir yol. Önceliklerimizin kabulü, zaman içinde/yol boyunca değişikliklere uğraması hafıza kaybıyla alakalıdır. (Tabi burada genel ...

Devamı »

Atı Alan Üsküdar’ı Geçmeden

Galiba sıkıntımız, her defasında hatırlattığımız ilkelerin hayata tatbikinin nasıl olacağıdır. “Arkadaşlar, bu iş böyle olmalı” dediğimizde, bunu hayata nasıl aktaracağımızı bilmemiz gerekiyor. Olması gerekeni bilmek yetmiyor, nasıl sorusuna da cevabımız olmalıdır. “Nasıl”a dair bir cevabımız yoksa bu, inancımızla aramızda bir irtibatı kuramadığımıza hamledilebilir. İrtibatı kurabilmek beraberinde tefrik edebilmeyi, tefrik edebilmek ...

Devamı »

“Bir Değirmendir Bu Dünya”

  Geçen sayımızda “işçi ve işveren” konusu gündeme taşındı. Çoğumuz “işçi” olarak isimlendiriliyoruz. “Misafir işçi” ve bu hâlâ devam etmekte. İçimize işledi, kabullendik. Fikir ve amel müktesebatına bakıldığında bunu rahatlıkla görebiliriz. Hemen, “efendim artık yüksek mevkilerde iş tutuyoruz, partimiz, milletvekillerimiz vs. var” deniliyor. Fakat bu bir şeyi değiştirmiyor. Şu anda ...

Devamı »

“Gün Akşamlıdır”

“- Şu elma, armut, zerdali ağaçlarını, hatta gülleri kes; kavak dik buraya Hafız Efendi, kavak. Senesine varmaz servete boğar seni. -Sulak yer, yahu durulur mu hiç? – İşte fırsat, yanı başından yol geçiverdi. Kes şu ağaçları, temizle güzelce. Tam yeri. Bi benzin istasyonu. Senin gücün yetmezse Kadiroğlu dünden razı. Ortak ...

Devamı »

“Hamasetten Taharet”

  Başlık ilginç. Alıntıdır. Mustafa Sabri Beşer Bey kavram dünyamıza gerçekten güzel bir katkıda bulunmuş. Var olsun. Epey zamandan beri, her alanda bizleri ifade edecek kavram “Hamaset”tir. Büyük müktesebatının ufalarak yol aldığı bu süreçte, “kurtarıcı” olarak başvurduğumuz çare hamaset ile yoğrulmuş bir dil kullanmak oldu. Hamaset, “Yiğitlik, kahramanlık, cesaret” anlamına ...

Devamı »