HOLLANDA’DA DOLANDIRICILARA DİKKAT!

İnsan alın teri, elinin eğmeği  ile kazanılanı yemekten daha lezzetli bir şey yememiştir.

Bir de bu alın teri, el emeği üzerinden geçinen asalaklar var. İnsanların helal kazanımına göz diken bu dolandırıcılar, her dönemde dürüst insanların karşısına farklı yollarla, yöntem ve usullerle çıkarak, onların birikim ve kazanımlarını cebe indirmeyi başarmışlardır.

Akıllarını sırf bu alanda kullanan dolandırıcılar bazen bir haciz bürosunun, bazen ev bürosunun, bazen banka bazen de Vergi Dairesi’nin kaşeli mektuplarıyla ya da sosyal medya hesaplarıyla insanlara ulaşarak ve biraz da istedikleri meblağı ödemediği takdirde ceza alacakları yönünde korkutarak insanların kazanımlarını haksız bir şekilde elde etmenin uğraşı içerisindeler.

Son günlerde bu manada elimize ulaşan dolandırıcı üç  ayrı şebekenin uyguladığı yöntemleri sizlerle paylaşmak, sizleri uyarmak ve bu noktada dikkatli olmanızı istiyoruz.

Akıllarda soru işareti bırakan bir hikâye

İlki, Vergi Dairesi adına K. A adlı kişiye SMS yoluyla ödenmemiş ev kirası ile alakalı gönderiliyor. Gönderilen SMS mesajında, “Defalarca hatırlatılmasına rağmen, şu tanıtım/özellik numaralı ödenememiş faturanız gözüküyor. Şu tarihe kadar ödenmediği takdirde icra memuru gerekli işlemi yapmak için kapınızı çalacaktır. Ödemeyi aşağıdaki link vasıtasıyla ödeyebilirsiniz…”

A.K, korku ve telaş ile istenilen meblağı tereddütsüz ödüyor, ancak bir gün sonra bu işin dolandırıcılık olduğunu fark edip, polise şikâyette bulunmak üzere randevu talep ediyor.

Polis randevu verdikten hemen sonra havale edilen yaklaşık 500 Euro’luk meblağ tekrar A. K’nın hesabına yatırılıyor.

Burada ilginç olan ve aklı kurcalayan sorular şudur ki; ev kirası için neden Vergi Dairesi adı kullanılır? A. K’nın, kirayı sadece bir önceki ay ve ömründe bir kez gecikmeli ödediği nereden ve nasıl bilinir? Polise haber verildiğinde bu meblağın tekrar iadesi nasıl açıklanır?

Bu sorulara verilecek tek cevap, bu çete ve şebekenin devlet kurumları içerisinde de yer alma ihtimalleridir.

Kaldı ki, “paranın tekrar hesaba yattığı gerekçesiyle randevu iptali için polisi aradıklarında, polis hiçbir soru sormadan randevuyu iptal etmiştir. Polis bu konunun peşine düşmesi gerekmez miydi, A. K’dan kendisine gelen mesajı sorması ve paranın yatırıldığı hesap numarasını takibe alması gerekmez miydi?”

İkinci bir dolandırıcılık hikâyesi de, Rabobank adına bir okurumuza SMS olarak geliyor.

Banka –güya- gönderdiği bildiride müşterisine, “banka kartının eskidiğini ve iki gün sonra kullanım günün geçeceğini bundan dolayı da yeni banka kartının aşağıdaki link vasıtasıyla müracaatının yapılacağını” haber veriyor.

Siz bu link vasıtasıyla banka bilgilerinizi vermiş ve karşı taraf da bunu alarak banka hesabınızı boşaltmış oluyor.

Bankaların kart yenilemesi asla bu yol ve yöntemle olmuyor. Bu konuda da çok dikkat edin.

Üçüncü dolandırıcılık hikâyesi ise, telefonlarınıza gelen garip numaralar. Bazen adını bilmediğiniz ülkelerden aranıyorsunuz bazen de ikamet ettiğiniz şehir koduyla başlayan numaralardan aranıyorsunuz. Açmak zorunda kaldığınız numaralar bazen size yüklü telefon faturaları olarak dönüyor.

 Bu konuda da mağdur olan bir okurumuz şu bilgiyi verdi:

Dikkat, yeni dolandırma tekniği, yöntemi:

“İki keredir beni, “010” ve “085” ile başlayan bir numara. Açmama müsaade etmeden hemen kapatıyor. Amaç, benim onu geri aramam. Ben o numarayı aradığımda, yüklü bir para yazılıyor ve benden alınan/kesilen o para numara sahibine gidiyor. Bir arkadaşa bu tür bir aramadan sonra 1200 Euro fatura gitmiş.

Yani, bilinmeyen, bilmediğiniz numaraları geri aramayın!”

Şimdilik dolandırıcılık hikâyelerini burada tamamlıyoruz ama onlar hiç boş durmayacaklar. Bu yönetmeleri işe yaramayınca başka usullerle insanları mağdur etmenin yollarını arayacaklar.

Sizlerin de bu manada başınızdan geçen bur tür olaylar olduysa, lütfen bizlerle paylaşın, sesinizi duyuralım, başka insanların canlarının yanmasını önleyelim.

DN

About Dogus