BÜYÜK TEHLİKE: “SOSYAL İZOLASYON”

Malumunuz, toplum olarak çok zor bir süreçten geçmekteyiz. Koronavirüs salgını her birimizi çok derinden etkiledi ve etkilemeye de devam ediyor. Makaleme başlamadan önce bütün hasta olan kardeşlerimize Allah‘tan acil şifalar, vefat eden kardeşlerimize Allah‘tan rahmet, yakınlarına da Allah‘tan sabır, güç ve kuvvet diliyorum. Allah bu zor süreçte hepimizin yardımcısı olsun inşallah.

Hollanda hükûmeti, Koronavirüs salgının yayılmasını engellemek için çeşitli önlemler aldı. Bu önlemlerden dolayı sosyal hayat neredeyse durma noktasına geldi. Biz DENK Partisi Rotterdam olarak bu durumdan ötürü çeşitli sosyal projeler ve girişimlerde bulunduk ve bulunmaya da devam ediyoruz.

Sosyal projelerimiz ve girişimlerimizin şu başlıklar altında sayabiliriz: İşletmecilerimizi tek tek arıyoruz ve haklarını bildiriyoruz, zor durumdaki yaşlılarımız ve hastalarımız için alışveriş yapıyoruz. Yaşlılarımızı sosyal izolasyondan korumak için özel telefon hattı açtık, çocuklarımıza internet üzerinden ders veriyoruz, çocuklarımıza oyuncaklar ve kutu oyunları alıyoruz ve buna benzer daha nice projemiz var.

Kardeşlerim, hükûmetin aldığı önlemler yüzünden belki de toplumun en çok mağdur olan kesimlerinden biri işletmecilerimizdir. Biz DENK Partisi olarak işletmecilerimizin her daim yanındayız. Hükûmetin ve belediyenin belirli yardım kaynakları var. İşletmecilerimiz hiç bir şekilde belediyenin onlara bir şey anlatmadığını, aramadığını, sormadığını bizlere ilettiler. Baktık ki belediye aramıyor, o zaman “biz arayalım” dedik. Biz de onlara yardım edebilmek için, özel bir telefon hattı açtık. Bu hat ile işletmecilerimizi tek tek arıyoruz. Onların ne tür sıkıntılar içinde olduklarını, ne tür zorluklar çektiğini öğreniyoruz. Bunun dışında onların ne tür haklara sahip olduklarını belirtmek için tavsiyede bulunuyoruz ve yardımları temin edebilecekleri yerlere yönlendiriyoruz.

Çoğu işletmecilerimiz bizlere “dükkânlarını kapatmak zorunda kaldıklarını” söyledi. Az sayıda açık olan işletmecilerimize de neredeyse yok denilecek kadar az müşteri geliyor. Bu durum çok büyük gelir kaybına neden oluyor. İşletmecilerimiz hayatta kalma mücadelesi içinde. Bizim konuştuğumuz, görüştüğümüz işletmecilerimiz bizlere, “ben nasıl onca emek verdiğim, dişimi tırnağıma taktığım, onca fedakârlık yaptığım, hayatımı verdiğim dükkânımı kurtaracağım” diye bizlerle kaygılarını paylaşıyorlar. “Her şeyimizi kaybetmek üzereyiz. Ben aileme, çoluğuma çocuğuma nasıl bakacağım kaygısı içindeler. Bizler de, işletmecilerimizin bu kaygılarını gidermeye çalışıyoruz.

Bir değer girişimimiz ise, büyüklerimize, hastalarımıza ve gıda temin etme imkânları olmayan ailelerimize alışveriş projesini başlattık. Bu proje ile zor durumda bulunan ve Korona krizi yüzünden alışveriş yapma imkânları olmayan toplumumuzun savunmasız kişilerine alışveriş yapıyoruz ve evlerine götürüyoruz. Bu proje ile özellikle yaşlılarımızın virüs salgınına karşı bağışıklık sistemi zayıf olduğu için, onları Koronavirüsü enfeksiyonundan korumaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz günlerde bir çalışanımız yaşlı bir teyzemiz için toplu taşıma vasıtasıyla tam bir saatten fazla yolculuk edip ona gıda götürdü. “Yaşlılarımız mağdur olmasın” diye hiç bir çabadan ve meşakkatten çekinmiyoruz.

Alışveriş dışında, yaşlılarımızı korumamız gereken diğer bir tehlike de sosyal izolasyondur. Sosyal izolasyonu engellemek için özel bir telefon hattı açtık. “Gününüz nasıl geçti?” ismi altında bu hat ile yaşlılarımızın dertlerini, sıkıntılarını ve nelere ihtiyaç duyduklarını dinliyoruz ve dinlemeye de devam ediyoruz. Bu projemizi tam tamına sekiz dilde (Hollandaca, İngilizce, Türkçe, Arapça, Berberi, Fransızca, Boşnakça, Polonyaca) yapmaktayız. Onların bu zor süreçte yalnız olmadıklarını, bizlerin onların yanında bulunduğumuzu göstermeye çalışıyoruz. Bazen bir konuşma ile yaşlılarımızın gönüllerini alıp pek çok sıkıntısına çare olmaya çalışıyoruz.

Korona krizinin yayılmasını engellemek için hükûmetin aldığı önlemlerden biri de, Hollanda’da bütün okulların kapatılmasıdır. Bu önlem binlerce çocuğumuza evde kalma zorunluluğunu getirdi. Bizim geleceğimiz olan çocuklarımız, eğitimlerinden geri kalmamaları için internet üzerinden gönüllü olarak özel dersler vermekteyiz. İngilizce dersinden tarih dersine, ekonomi dersinden coğrafya dersine kadar elimizden geldiği kadar bütün derslere yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Dersleri internet üzerinden takip etmek için tabi bir bilgisayar lazım oluyor çocuklarımıza. Dar gelirli ailelerimizin her zaman bilgisayar alma imkânları olmuyor. Bu çocuklarımızın mağduriyetini de gidermek için bizlere gönül veren kardeşlerimizden bilgisayarlar topladık ve çocuklarımıza verdik. Çocuklarımızın mümkün olduğu kadar evde kalma zorunluluğu olduğundan dolayı güzel vakit geçirmeleri için oyuncaklar, aileleri ile zaman geçirmeleri için de çeşitli kutu oyunları verdik. Çocuklarımız sıkılmasın, evde oldukları hâlde güzel vakit geçirsinler diye onlara bir nebze tesellide bulunmak istedik.

Değerli kardeşlerim, sabah akşam demeden uğraşan sağlık çalışanlarımıza sizin vasıtanız ile teşekkür etmeyi kendime borç biliyorum. Onlar bu krizde ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Bunun dışında belediye meclis üyelerimiz bu zor zamanlarda gıda bankalarında yardım etmek için gönüllü olarak sabahtan akşama kadar uğraşıyorlar. Uğraşıyorlar ki, bu kriz yüzünden mağdur olmuş kimselere yardım elimizi uzatabilelim.

Sabah, akşam, gece demeden belediye meclis üyelerimiz ve sadece iki çalışanımız ve bir stajyerimiz ile hizmetlerimizi sunmaya devam ediyoruz. Bizim siyasi olarak da bir o kadar önemli ve hatta daha da önemli olan sosyal yardımlarımızı yapmaya devam edeceğiz. Çünkü bu zamanlarda siyasetçilerinin sahada olması lazım. Eğer sizin de bir sıkıntınız varsa, ne tür haklara sahip olduğunuzu öğrenmek istiyorsanız, ve bu yardımlar için nerelere başvurabileceğinizi bilmek istiyorsanız bana bir mail atmanız yeterlidir.

Sizleri önce Allah’a, sonra birbirinize emanet ediyorum. Kendinize iyi bakın. Allah yâr ve yardımcımız olsun. Selametle…   

About Dogus