Güncellenmiş 2020 ve İslam Dünyası

Bir arkadaş grubu ile “Stichting Lezen Leven” olarak 3 yıldır eğitim seminerleri düzenliyoruz. Günlerden Perşembe (13 Şubat) ve sabahtan beri yağan yağmur ise dinmemişti. Yoğun bir gün geçirmiş ve eşimle beraber akşam saat 19:00’da sınıf tuttuğumuz Hogeschool InHolland’da olmamız gerekiyordu. Seminerlerin ilk yılında, daha seminere gitmeden önce gündüz çalışmanın getirdiği fiziksel ve ruhsal yorgunlukla henüz gitmeden bir isteksizlik oluşurken, kendimi zorlayarak gittiğimi ve her programdan sonra ruh ve beynimin beslendiğini hissederek haz aldığımı bildiğimden, bugün de öyle olacağını umuyordum.

Programın konuğu Vrije Üniversiteit’ten Muhamed Ajouaou idi (bu yılki seminerlerin afişini Doğuş’ta bulabilirsiniz.)  “Moslims en de uitdagingen in de pluriforme samenleving.” başlığıydı ilk konu. Çevirirsek: ‘Müslümanlar ve çok kültürlü topluma bir itiraz (ya da fırsat)’ diyebiliriz.

Ajouaou; Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasındaki ilişkilere pratik hayattan örnekler vererek buradan içe dönük bir itiraz dili oluşturmaya çalıştı. Örneğin, hacca gidene kadar çalışma ortamında bir sorun yaşamayan ama hacdan sonra el ve selam vermeyen hatta Müslümanların dışındakileri ‘domuz’ olarak gören bir örnekten bahsetti.

Başka bir örnekte ise; Suriye’den göç edip İsveç’te yaşamaya başlayan bir annenin, TV programında bir hocaya, çocuğunun gittiği okulda, Hristiyanlık, Yahudilik, Ateizm gibi konularda dersler verildiğini ve çocuğunu bu derslere gönderip göndermeme sorusunu yönelttiğini paylaştı. Bu örneklerden yola çıkarak ‘onomkeerbaar’, geri dönüşü olmayan, bir tutum sergilendiğinin altını çizdi. Peki ya bundan sonra? Bundan sonrasını konuşmak günün konusu değildi, zaten zaman da kalmamıştı. 

Ama programdan sonra benim zihnimde şu düşünce oluşmuştu: Güncellemesi 2020 yılında yapılmış bir inanç tanımının yapılmasına ciddi ihtiyaç var. Yani; radikal, geri dönüşü olmayan, ılımlı, yüzeysel ya da hiç gibi tanımların bilimsel olarak yapıldığı bir tanımlama. Yeni, modern gibi bir tanımlamadan bahsetmiyorum. Zaten var olanın daha anlaşılır hâle gelmesinin gerekliliğine vurgu yapıyorum.

Böyle bir tanımlamayı 1000 yıl kadar önce, imanın  kategorilerini ifade etmesi açısından Gazâlî; cevizin dış kabuğu, iç kabuğu, cevizin beyaz kısmı ve cevizin yağı olarak tasvir ederek berraklaştırmaya, anlaşılır hâle getirmeye çalışmış. Böyle bir çalışma etiket yapıştırmak olacaktır ama olayı anlamamızı ve politikalar üretmemizi kolaylaştırma ‘fırsatına’ da belki yol açabilir mi sorusunu yöneltmeden de edemiyorum. Oldukça oryantalistçe bir yöntem olduğu aşikâr. Ne diyordu Edward Said: ’18. yy. sonlarını, kabaca belirlenmiş bir başlangıç noktası kabul edersek, Oryantalizm Doğu ile uğraşan toplu müessesedir; yani Doğu hakkında hükümlerde bulunur, Doğu hakkında kanaatleri onayından geçirir, Doğu’yu tasvir eder, tedris eder, iskan eder, yönetir; kısacası ‘Doğu’ya hâkim olmak için, onu yeniden kurmak ve onun amiri olmak için’ Batı’nın bulduğu bir yoldur. (Oryantalizm, Pınar Yayınları, 1989, sy. 16) Kitabının ilerleyen bölümlerinde Said, Oryantalizm’in bunu gerçekleştirebilmesi için bilgiye ihtiyacı olduğunun farkında olduğunun ve buna yoğunlaştığının altını çizer.

Güncellenmiş 2020 İslam Dünyası (ontolojik) topoğrafyasına ve tanımlamasına dikkat çekmemdeki en önemli neden; bir oryantalist kafayla değil ama içeriden bir tanımlama ihtiyacının olduğunun aşikârlığı.  Tanımladıktan sonra da ‘neden’ sorularını sormak yerine önümüzde hangi fırsatların olduğuna yoğunlaşabilir miyiz? Belki önümüzdeki sezonun seminer konusu bu olabilir.

Gazâlî’den bir fıkra…

Denildi ki bir bedevi birini arıyordu. Adamın önünde incir vardı. Adam bedeviyi görünce başörtüsü ile incirleri kapattı. Bedevi oturdu ve sohbet esnasında adam bedeviye:

– “Kur’an okumayı bilir misin?” diye soru ve adam: – “Bilirim” dedi ve ‘vezzeytüni ve durisiniyne’ diye okumaya başladı. 

Adam: – “Bunun başında ‘vettiyni’ olacaktı, onu niye atladın” diye sorunca bedevi:

– O, senin örtünün altında kaldı, onu oradan çıkaramadım” dedi. 

(İhya’u Ulumiddin, Bedir Yayınları, 

cilt 3, sayfa 568)

Haberiniz var mı?

Hollanda’daki bazı vakıf/camilerin yabancı ülkeler tarafından finansmanı konulu bir meclis araştırma komisyonu kuruldu ve görüşmeleri 10 Şubat tarihinden itibaren izleyebilirsin (uitzendinggemist).                              —◄◄

About Dogus