BBC Anketi ve Dindarlık

Aslı var mıdır bilmem, bir zamanlar, Millî Eğitim Bakanlarından bir tanesi şöyle demiş derler: ‘Eğer şu okullar ve öğrenciler olmasaydı, ben şu bakanlığı öyle bir yönetirdim ki!’

Ben de diyorum ki: Eğer şu kötü hocalar ve bazı ilahiyatçılar olmasaydı, İslam, ne kadar da güzel bir din! Hâlâ da öyle, gönlümün baş tacı. Fakat İslam şu anki imajını hiç hak etmiyor.

Her şeyin ben de farkındayım. Yani bir imtihan dünyasındayız, çiğ süt emdik, ihtiraslarımız var, şeytanın vesveseleri var, kibir var, enaniyet var, var da var. Ama gelin görün ki, gönlüme bir türlü anlatamıyorum. İki hoca internet üzerinden birbirlerine laf yetiştiriyorlar: Cennet şu an yaratılmış vaziyette mi yoksa kıyamette mi yaratılacak?

Ya sabır çekmemek ve acınası hâlimize gülmemek elde değil!

Hocalar,  hiç bir ulvî amaca hizmet etmeyen konularda tartışadursun, BBC ise diğer tarafta Arap gençler arasında, kendisini dindar olarak görenlerin oranını araştırmış ve ortaya bazı rakamlar çıkarmış. Rakamlara gelmeden önce aslında şu soruyu sormak lazım: BBC, yani İngiliz medyası acaba bu konuyla neden alakalı? Hollandalıların da düzenli olarak camiye giden gençlerin oranı olarak araştırmalar yaptığını zaten biliyoruz.

Neden bu kadar ilgililer? Uzaklarda komplo teorileri aramaya gerek yok zannediyorum: Camiiler ve dolayısıyla dinlere olan gençlerin ilgisinin oranı aynı zamanda, potansiyel bir dinciliğin işareti algısını ortaya çıkarıyor.

Oysa genel olarak camilerin, bugünün gençliğinin kimliğinin oluşumundaki konumu ayrı bir araştırma-tartışma konusu ve bu konuyu bir arkadaş grubuyla gündeme taşıyıp cami, vakıf ve gençlerle tartışmak için bir girişim başlattık. Bakalım insanları akıllı telefonlarından koparıp bir araya getirmeyi başarabilecek miyiz?     

Neden bu kadar ilgililer?

BBC araştırmasına yeniden dönecek olursak, çıkan ilk sonuç şu: Arap gençler arasında kendisini dindar olarak görmeyenlerin oranı % 13. Bu rakam 2013 yılında % 8’miş. Dindarlığını muhafaza edenlerin oranı ise % 87.  2013 yılındaki bu rakam ise demek ki % 92 oluyor. Genelde istatistiklere temkinli yaklaşmak lazım. Çünkü hiç bir zaman objektif ve toplumun genel perspektifini tam olarak veremezler. Fakat sonuçta bir algı ortaya çıkar ve herkes kendi aidiyetine göre yorum yapar. Burada verilen mesaj ise; 6 yıl içerisinde dindarlık geriye gidiyor. Aklıma ilk takılan soru, acaba 2013 yılındaki kişilere 2019 yılında tekrar mı soruldu? Aynı ülkede, başka bölgelerde mi anket çalışması yapıldı vs. vs.?

Arap Dünyası için rakamların çok iddialı olduğunu itiraf etmeliyim. Aynı sorular Hollanda’daki, Türkiye ve Fas’taki gençler için sorulduğunda çıkabilecek rakamları çok merak ediyorum. (Bundan bir kaç yıl önce Türkiye’de namaz kılmak ile ilgili bir anket yapılmış ve ilginç sonuçlar çıkmıştı.)

Bir an için verilerin doğru olduğundan hareket edersek, herhalde, İslam Dünyası’na, Müslümanlara ve kendimize şu soruları sorabiliriz:

• Kendisini dindar olarak görmeyenler, neden görmüyorlar?

• Kendilerini dindar olarak gören çoğunluk ise dindarlıktan ne anlıyorlar ve nasıl bir dindarlık yaşıyorlar?

• Dindar olduğunu söyleyenler, kendilerine ve çevrelerine bunu nasıl yansıtıyorlar? 

Dindarlık ve/veya imanla ilgili Gazali’nin kategorik bir çalışması var. O zaman dindarlıkla ilgili her şey çok daha net anlaşılıyor. Gazali’de okuduktan sonra zihnimde iman ve Müslümanlar kategorik olarak daha da berraklaştı ve neden gibi sorular sormaya gerek kalmadı. Belki başka bir yazıda buraya alıntılarız.

Kadir Mısıroğlu

Atatürkçü olan bir arkadaşın, rahmetli Kadir Mısıroğlu ile ilgili menfi sözleri üzerine, geçtiğimiz Ramazan ayının büyük bir bölümünü, Youtube, kendi resmî sayfasındaki videoları izleyerek geçirdim ve şu sonuç ve bilgilere vardım:

• Bilgisinin % 80’lik dilimini, üniversiteye başlamadan önce edinmiş.

• Yanına giden bir arkadaş, insanlara pek pas vermediğini söyleyince ‘acaba kibirli birisi mi?’ diye düşünmüştüm. Oysa edindiğim intiba, insanlardan aldığı darbeler onu bu hâle getirmiş. Eğer 50 kişi yanına gelip siyasette aday olduğunu ve ricacı olduklarını söylerse, ya da sizden kitaplar alıp, sırf size zarar vermek için ödemezlerse, 50.000 mark dolandırılırsa, zannediyorum siz de mesafeli olursunuz.

• İleriye dönük, yerinde projeksiyonlarının olduğunu ve genelde tuttuğunu, ama bunun kendisinde bir keramet olmadığını, sadece tarihin sürekli tekerrür ettiğini söylemiş.

• İçerik olarak tarih, fıkıh ve Kur’an konularına oldukça hâkim olduğunu gözlemledim.

• Çok ‘dolu’ olmasına rağmen üslup olarak kendisini sevmeyenleri yadırgamadığımı da söyleyebilirim.

Sonra eşi ile yapılan bir röportaj da denk geldi ve açıkçası mazbut bir aile görüntüsü verdiğinden dolayı çok sevindim.

Hocam; sevmediğin Atatürkçüler vesilesiyle, seni azıcık da olsa yakından tanımak nasip oldu. Makamın cennet olsun, eşine, çocuklarına ve torunlarına da Rabbim sabırlar versin.

Yeni Bir Girişim

Haber Gazetesi’nden tanığımız sevgili İbrahim Karaman ile ayak üstü sohbet ederken, Youtube’ da Life 24 adında bir kanal kurduklarını söyledi. Kendisine ve çalışma arkadaşlarına başarılar diliyorum.     

Çıkacağınız izin yolculuğunun hayırlı olmasını ve gönlünüzce bir tatil yapıp dönmenizi  diliyorum,

Yeni yayın döneminde buluşmak ümidiyle, Allah’a emanet olunuz!  

                                                     ◄◄  .…

About Dogus