Şükürler olsun…

Bir kelebeğin ömrü kadar kısa olan hayatımızda, dünyada yaşadıklarımıza, mücadelelerimize, şaşkınlıklarımıza, koşuşturmalarımıza bir an ara verip şöyle bi çalım atsak, kim bilir nelerin farkına varacağız…

Mesela bugün, şimdi başlayabiliriz.

Nasıl mı? Aynaya bakarak. Rabbim ne muazzam yaratmış her birimizi. Gözlerimiz, dudaklarımız, burnumuz, kulaklarımız, kaşlarımız, kirpiklerimiz vs. Her sabah uyandığımızda tüm azalarımız görevini yapacağından tereddüt etmiyor, hatta şüphe dahi duymuyoruz. Sanki tüm azalarımızın görevini yapması doğalmış gibi. Oysa bunlar birer nimet bizlere. Maalesef ki bu nimetlerin şükrünü eda etmeyi, koşuşturmalarımızın arasına sıkıştırıyor ve unutuyoruz.

Geçtiğimiz hafta uçak yolculuğunda iniş esnasında, basınç nedeni ile kulağım tıkandı. Uçak yolculuğu yapan herkes mutlaka bunu yaşamıştır. Bir kaç dakika sonra genelde bu tıkanıklık geçer. Lakin bırakın dakikaları saatler sonrası dahi bu tıkanıklık benim kulağımda geçmedi. İlk başlarda çok önemsemedim, hatta bunun üzerine espriler yaptım. Lakin işe başlamamla işin ciddiliğin farkına vardım. Sınıfta çocukların konuşmalarını duyuyor lakin, kimin konuştuğunu anlamak için çocukların dudak oynatmalarına bakıyordum. Uzun lafın kısası: Rabbim bu tip ufak dokunuşlarla kendini hatırlatıyor. Umarım bunun farkında olanlardan olur,  şükürlerimizi eksik etmeyiz.

………….

İnsan psikolojisi…

Kötü hayat yoktur. O hayatı çirkinleştiren insanlar vardır. Kimi hırsından, kimi kıskançlığından, kimi kompleksinden, kimi cahilliğinden yapar bunu. Kiminle oturup iki lafın belini kırsak, ya eşinden, ya çocuklarından, ya kayınvalidesinden, “ya ya ya” diye şikâyet edilen şahısları çoğaltabiliriz.

Herkes birilerinden şikâyetçi. Peki şikâyet etmek, birilerine dertlenmek çözüm oluyor mu? Elbette olmuyor. Arkadaşlar bence şikâyet etmeyi bir kenara bırakın ve aynaya bakarak konuşun.

Etrafınızdaki güzellikleri fark edin. Gönlü, yüreği güzel insanlarla, özellikle çocuklarla iletişime geçin, beraber bir şeyler yapın. Emin olun size çok şeyin farkına vardıracaklar. Hayatınıza güzellikler ekleyecek. Şikâyetçi olmak ancak sizin ruhunuzu hasta eder. Bakın Yavuz Bahadıroğlu ne güzel dillendirmiş; “Ortaya bir sürü “Yaşam Koçu” çıktı hayatımız altüst oldu. Bir sürü “Aile Danışmanı” ile bir “Aile Bakanlığı” çıktı, boşanmalar arttı. Bir sürü “iyi anne nasıl olur”cu çıktı, anne ile evlatlar arasındaki iletişim koptu! Bir sürü “klinik, psikolog” çıktı, psikolojimiz bozuldu…!

Siz siz olun, kendiniz olun, Allah (cc) kulu olun, insanlarla uğraşmayı bırakın.  Yaptıklarınızı Allah rızası için yapın, insanlar için değil… Beklentilerinizi azaltın, emin olun hayatınız daha kolaylaşır.

……..

Hayırlı Ramazanlar

İyi günlerin cesur kararlara ihtiyacı olduğu gibi, bazen bizlerin de yaradılış gayemizi tekrar hatırlamak için Ramazan ayına ihtiyacımız var.

Gönül dünyamızı, yüreğimizi, bedenimizi, beynimizi, ruhumuzu güzelleştirecek, nefsimizi dizginlemeye vesile olacak Ramazan ayını hakkıyla eda etmeyi Rabbim nasip etsin. Hayırlı Ramazanlar.

……

Not: Heyecanla Türkiye’nin Doğu bölgesine yaptığımız tur gezimizi bekleyen okurlarımızdan özür dilerim. Maalesef yoğunluktan yazımı bu sayıya yetiştiremedim. inşallah bir sonraki sayıya gezimizi kaleme alacağız.

About Dogus