Bir Yanımızda Rahmet ve Bereket Bir Yanımızda Hüzün ve Matem

Öncelikle bizleri rahmet ve bereket ayı olan Ramazan ayına tekrar kavuşturan Rabbimize şükürler olsun. İnşallah bu ayda fazlalıkları, zararlı olanları atar ve faydalı olanları, rahmet ve bereketli olanları heybemize doldurmuş olarak hayatımıza devam ederiz.

Bizim Ramazan ayını idrak etmeye başladığımız şu günlerde bizimle beraber 2 milyara yakın diğer kardeşlerimiz de aynı rahmet ayının atmosferini teneffüs etmeye başlayacak.

Müslüman nüfusunun en yoğun olduğu Endonezya’dan (203 milyon), Pakistan’dan (174 milyon) tutun da en az nüfusa sahip Yemen’e (23 milyon), Suriye’ye (20 milyon), Malezya’ya (16 milyon) kadar hepsi de sahura kalkacak, hepsi de iftar yapacak. Nüfusu 10 milyonun üstünde 20 küsur ülkeye sahip İslam dünyası bir ay boyunca sahura kalkacak, iftar yapacak.

Dünyanın birçok şehrinde, ilçesinde, kasabasında, köyünde iftar çadırları kurulacak, eşle dostla, komşularla beraber iftar yapılacak. Hızlı akan zamanın hızı bu rahmet ve bereket ayında biraz daha yavaşlayacak.

Hayat her yerde kolay ve güzel geçmiyor. Avrupa’da, Türkiye’de bizler canımızdan emin, güvenli bir şekilde iken bu maalesef her yerde böyle değil. Bizler yiyecek ekmek, temiz su bulurken bu imkân herkes için yok maalesef.

Dünyanın birçok yerinde Müslümanlar ve gayrimüslimler, canlarından, mallarından emin değiller. Zulüm altında inim inim inleyenler var, Doğu Türkistan’da, Yemen’de, Suriye’de olduğu gibi. Hapishanelerde haksız yere tutulan ve türlü işkencelere maruz kalanlar var, tıpkı Mısır’da olduğu gibi… Sofrasında yiyecek bulamayanlar var; Afrika ülkelerindeki kardeşlerimiz gibi..

Klasik sözlerden oluşmuş bir yazı ile yazımı geçiştirmek istemiyorum, müşahhas (somut) örnekler vermek istiyorum. Bu yazımı yazdığım günün akşamında ilk teravihimizi kılacağız inşallah. İsterseniz dünyaya bir göz atalım…

Gazze – Filistin

Gazze’de 2 milyona yakın kardeşlerimiz 50 km uzunluğunda, 20-25 km genişliğinde bir alana hapsedilmiş durumda. Bir tarafı deniz, diğer tarafları duvarlarla çevrilmiş bu dünyanın en geniş açık hava hapishanesinde dün yine hapsedilmiş Müslümanların üstüne havadan bombalar yağdı. Yine yaralananlar ve şehit olanlar oldu. Elbette ki bu zulme, zulüm altında olan kardeşlerimiz cevap verebilmek için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar fakat bu rahmet ayında sorulması gereken birinci soru şu: Diğer 2 milyar Müslüman nerede ?

Arakan – Myanmar (Burma)

İslam âleminin bir diğer kanayan yarası Arakan – Myanmar’da, Kyauktan köyünde mayıs başında yine 8 Müslüman sivil şehit edildi. Bir meydanda toplanan 100’den fazla erkek, ne olacağından habersiz bekletiliyor. Kendilerine yiyecek ve içecek verilmesi engelleniyor. Endişeli bekleyiş devam ederken, esir alınmış erkeklerin hayatından endişe ediliyor.

Kendi halkına zulüm eden Myanmar hükûmetine daha önceden ambargo kararı alan Avrupa Birliği zulmün bir türlü bitmemesinden dolayı ambargoyu 30 nisan 2020 tarihine kadar daha uzattı.

Bütün bunlar olurken, Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Avrupa Birliği’nin kararının aksine, Twitter hesabından yaptığı açıklama ile Myanmar Devlet Başkanı Aung San Suu Kyi ile görüşmesinin fotoğrafını yayınladı ve ekonomik olarak beraber çalışma kararı aldıklarını belirtti.

Elbette daha unutulmaması gereken Doğu Türkistan’daki zulüm var, Yemen, Mısır var. Zulümden kaçmış sığınmacıların yaşadıkları var.

Söyleyecek ve yazacak elbette daha çok şey var. Hak-batıl savaşı elbette kıyamet kopuncaya kadar devam edecek. Önemli olan bizim bu kavganın neresinde olduğumuzdur. Rabbim bizleri doğrunun ve güzelin yanında olanlardan eylesin, ayağımızı kaydırmasın.

Rahmet ve bereket ayı Ramazan’ınız mübarek olsun.

About Dogus