Bir Ayda İki Seçim ve Sonrası…

Değerli okurlarımız, geride bıraktığımız mart ayı âdeta seçim arenası gibiydi. Önce 20 Mart’ta Hollanda’da İl Genel Meclis Yönetici seçimleri yapıldı. Aslında mahiyetini pek kavramadığımız Bölge Yönetimi ve Sular İdaresi seçimlerinde çok fazla heyecanlanmadığımız ortaya çıktı. Bilhassa “Waterschap Algemeene Bestuur” Sular İdaresi genel yönetimi seçimleriyle alakalı bir hayli kafa karışıklığı yaşadık. Doğrusu onun ne işe yaradığı konusunun tam olarak kavranmış olduğunu sanmıyorum. Ama bölgeler için önemli kararların alındığı, bilhassa çok yüksek meblağların, dev yatırımların olduğu bir oluşumdan bahsediliyor.

Hollanda’da bulunan 12 bölgede ilk defa bu seçime katılan DENK partisi; sandıkların ilk açılmasıyla gayriresmî sonuçlara göre Birinci Meclis’e (Senato) bir temsilci gönderiyor olduğunu duyurdu. Hatta bunun ikiye çıkabileceği dahi söylendi. Bu Hollanda devlet televizyonunda da bu şekilde açıklandı. Ancak ilerleyen saatlerde bunun böyle olmadığı anlaşıldı. Böylece ilk sonuçların çok güvenilir olmadığı da anlaşıldı.

Aslında DENK adına seçmen tabanına baktığımızda onu destekleyenler kesiminde Birinci Meclis’e 1, hatta 2 üye çıkarabilecek potansiyel vardı ama bunun harekete geçirilmediği anlaşıldı. DENK’in Birinci Meclis’e bir tane de temsilci gönderememesi seçmenlerini elbette üzdü ancak bu seçimde ortaya çıkan bir başka sonuç, yabancıları ve bilhassa Müslümanları daha da çok üzdü.

Aşırı sağcı bir partinin hiç beklenmedik bir şekilde bu seçimlerde büyük bir sıçrama yaparak Birinci Meclis’e girmesi Hollanda seçmeninin ne kadar değişken bir tutum içinde olduğunu göstermiştir. Bu da, Hollanda’da yapılacak seçimlerin sürprizlere ne kadar açık olduğunu gözler önüne sermiştir. Hayırlı olur inşallah… Hani yüce Mevla’mız “Sizin “Hayır” bildiğinizde Şer, “Şer” bildiğinizde de hayır olabilir” bizi uyarmaktadır ya, biz de ona dayanarak “hayırdır inşallah” diyoruz. Birinci Meclis’te çoğunluğu kaybeden hükûmet, sorunları nasıl çözecek bekleyip göreceğiz. Bir erken seçim dahi konuşulabilir.

Ve mart ayının tam sonunda Türkiye’deki yerel seçimleri izleyerek heyecanlandık. Oy kullanamadık ancak yine de heyecanı, üzüntüyü, sevici iliklerimize kadar yaşadık. Sonuç da, ülkemizde önemli icraatlar yapma yetkisini eline alan yerel yöneticiler seçiliyor.

Bu seçimde taşlar yerinden oynadı. Bazı önemli büyük şehirlerde yönetim el değiştiriyor. İzmir, Ankara, Adana ve Antalya’nın yanı sıra İstanbul’da tam bıçak sırtında duruyor. Yazımızı yazdığımız 1 Nisan günü henüz YSK’nın İstanbul ile alakalı resmî sonuç açıklaması olmadı.

Bu arada Hem Binali Yıldırım hem de Ekrem İmamoğlu İstanbul’u aldıklarını ilan ettiler.

Henüz açılmadık sandıkların olduğu söyleniyor ancak ibrenin İmamoğlu lehine işlediği görünüyor. Birkaç tatsız olay dışında fazla bir taşkınlığın olmaması sevindiriciydi elbette. Biz her halükârda seçim sonuçlarının ülkemize hayırlar getirmesini diliyoruz…

Hollanda’ya dönecek olursak bahar havasının bir gelip bir gittiği günleri yaşarken yine dolu dolu bir gazete ile karşınızdayız. Köşe yazarlarımız birbirinden güzel, birbirinden değerli yorumlarıyla çeşitli konularda sizler için yazdılar. Her birini okuyup istifade edeceğinizi umuyorum.

İçinde bulunduğumuz üç ayların, onun da içinde bulunan kandillerin mübarek gün ve gecelerin hepimiz ve tüm insanlık için iyilik güzellik ve mutluluk vesilesi olmasını diliyorum.

Her önemli dosya konumuzda olduğu gibi bu sefer de, seçim sonuçlarını değerlendirmeleri ve gözlemlerini bizlerle, sizlerle paylaşmaları için STK temsilcilerine mail yoluyla çağrıda bulunduk. Her zaman olduğu gibi çoğu yine çağrımızı duymazdan geldi. Çağrımızı duyan dostlarımızın gözlemlerini sayfalarımızın arasında bulabilirisiniz… Sizin de görüşlerinizi önemsiyor ve paylaşmak üzere her zaman olduğu gibi bekliyoruz. 

Yeniden birlikte olabilmek dileği ile hepinizi yüce Allah’a emanet ediyorum.….

About Dogus