Ah be Güzelim!..

Ümmetin gündeminde Mısır’da idam sehpasına götürülen gençlik var, peki ya sizin gündeminizde ne var? Hayat pahalılığı, seçim kampanyaları, futbol maçları, doğum günü partileri, bugün ne giyinsem, ne yesem, dersler, sınavlar vs. listeyi uzatabiliriz…

“Yüreğine bütün ümmetin, hatta dünya mazlumlarının derdini sığdırabilecek, dertlenecek, çare olacak yüreklileri bir adım öne alalım” desem kaç kişi bir adım öne çıkabiliriz? Öyle meydanlarda, mitinglerde elleri semaya yönelterek, dört parmak gösterip Rabia işareti yaparak olmuyormuş. Zulüm, zulme fırsat verince ortaya çıkar. Gördük ve şahit olduk.

………………..

Bitmek bilmeyen seçimler…

Hollanda’daki seçimler ve Türkiye’deki seçimlerden dolayı mart ayının epey hareketli geçeceği haberini şubat ayı içerisinde aldık. Umarım siyasetçilerimiz ve taraftarları saygı çerçevesi içerisinde seçim çalışmalarını yürütürler. Bu arada siyasetçiler ile “taraftar” kelimesini aynı cümlede yazarken ne kadarda itici olduğunun bir kez daha altını çizmek istiyorum. Taraftar gözü kapalı sahiplenen, birbirine karşıt yanlardan herhangi birilerini destekleyen, yandaş anlamında. Oysa yandaş olman gereken tek şey belki de ülkenin gidişatı, bekası, milletin vs. Mesela; yapılan doğru bir şey varsa, desteklemek, yapılan yanlışlara da itiraz edip, düzeltmeye çalışmak gibi.

Ayrıca seçimler esnasında “Bizim Allah’ımız var” avuntusundan kurtulmalıyız. Zira Allah, Allah’a (cc) inanan herkesin Allah’ı. Güya Allah lafzını telaffuz ederek bazı kesimler kendilerini daha çok Müslüman (!) gösterme çabası içerisine giriyorlar. Arkadaşlar, Allah’ı sözlü olarak sahiplenerek değil, Allah (cc) kanunlarına, ilkelerine uyarak, yaşayarak sahiplenin. Siz seçmenler de Allah aşkına üyesi olduğunuz partilerin siyasilerini sorgulayın, mesela; “Sen ey falanca partinin mensubu, sürekli Allah lafzını kullanıyorsun, siyasi hayatın boyunca Allah’ın kanunu yaşadığın yerde hâkim olması için neler yaptın?” diye…

…………………….

Tembelleştik mi?

Son zamanlarda Türkiye’den gelen meyve, sebze kuyrukları haberleri yönünde aklıma Sakallı Celal’in söylediği “bastonunu yere çaksan filiz veren bu ülkede biz, aç kalma mucizesini de becerebilmiş bir milletiz” cümlesi geldi. Ne gariptir ki her yönden verimli olan anavatanımızın toprağından nasiplenemiyoruz. Neden acaba? Biz neden üretemiyoruz? Kimler niçin, neden bizim üretmemize engel oluyor? Düşündünüz mü, sorguladınız mı sevgili siyasetçilerimizi? Yoksa halkımız mı tembelleşti ya da tembelleştirildi hazıra konarak/kondurularak…

……………………

Bu da bir Fadime Şahin vakası mı?

Milletin malını, canını, namusunu korumakla görevli polisin yaka paça kadın göstericiyi arabaya bindirilerek çekilmiş bir kaç kare fotoğrafların sürekli önümüze getirilmesine ve acımasızca yapılan yorumlara üzülüyorum. Hiçbir suçun karşılığı cinsel taciz olamaz. “FETÖ’cünün kızı” gerekçelendirmesi ile dahi böyle bir durumu meşrulaştıramayız. Buna asla müsamaha göstermemeliyiz. Kaldı ki böyle bir durumun olduğuna ihtimal dahi vermiyorum. Çünkü videoyu izledim, iki erkek 1 bayan ellerinde pankart ile eylem yapıyorlar. Görünürde 3 kişi varken etraflarında oldukça fazla fotoğraf, video çeken birileri var. Basın mı? Allahualem, lakin çok ilginç. Eylem esnasında polisler üçünü de araca bindirmeye çalışıyorlar. Bir Fadime Şahin vakası gibi geldi bana. Asıl değinmek istediğim şey şu: Hanginiz kendisini böyle bir karenin içinde görmek ister? Ya da hanginiz eşinizin, kız kardeşinizin, annenizin, kızınızın böyle bir ithamla fotoğraf karesi içerisinde elden ele dolaşmasını istersiniz? Görüntü mide bulandırıcı olduğu gibi, bu olayı onaylayan ya da tam aksine yapılan yorumlar da bir o kadar daha mide bulandırıcı, üzücü…

………………..

Ali Korkmaz mı?

“Ali Korkmaz kim mi?” Yıllarca sırtında taşıdığı, koruyup kolladığı, sevdiği, saydığı kişi/kişiler tarafından bir kalemde suçlu duruma düşürülmek istenilen kişi. Lakin başaramayacaklar. Çünkü Ali Korkmaz ile bir şekilde yolları kesişen kişiler bilir ki; Ali Korkmaz yürekli, yiğit, babacan, delikanlılardandır. Bırakın kendi çocuklarına öz babalık yapmayı, yeğenlerine bile babalık yapıp koruyup kollamıştır. Ailesinin, akrabalarının zor zamanlarında yanında olmuş, sevip, sayılan saygın kişidir. Hiç unutmam, ortaokulda yaşadığım başörtü sorununu öğrenir öğrenmez, okuluma gelip sorunu yaşadığım öğretmen ve okul müdürümüzle konuşarak halletmişti. Ali abime buradan sesleniyorum: Tüm ailen, arkadaşların seni seviyoruz ve yanındayız. Biz biliyoruz ki, dünya tatlısı kızlarının yanında büyüyebilmeleri için her şeyi göze aldığını. Bir çok babayım/anneyim diye geçinenlerden çok, çok daha iyi babasın.

…………….

Allah’ım, sorunlarımızın elinde imanımızı kar gibi eritme. İmanımızın elinde sorunlarımızı kar gibi erit.

About Dogus