Gençleeerrr el âlem için değil, yuva kurmak için evlenin

 

havva koc02 yeni

Doğuş Gazetesi 20. yılına paneller zinciri oluşturarak “Bismillah” dedi. İlk panel konusu “Düğünler Ekseninde Gelenek ve Kültürel Değişime Kritik Bakış” idi. Özellikle son dönemlerde sürekli ikili konuşmalarda konu olan, lakin kimsenin ayağa kalkıp “yeter artık” demeye cesaret edemediği bir konu. Bu konu ile alakalı kime dokunsanız, illaki bir yerlerden mutlaka mağduriyeti olmuş, bin bin türlü dertli. Avrupa’daki insanlarımızın dertleri ile dertlenen Doğuş gazetesi, yine kendini bu konuyla vazifelendirerek kamuoyu oluşturdu. İnsanları bir nebze de olsa bilgilendirip, düşündürmeye, kendine çeki düzen vermeye sevk etti. Programı canlı izleyemeyen okuyucularımız mutlaka Doğuş gazetesinin sosyal medya hesabından izleyebilir.

Düğün konusunun içine girmeden önce; tüm panelistlerimizi sorunları tek tek analiz edip, çözüm odaklı konuşmalarından dolayı ve ayrıca açık yürekliliklerinden dolayı tebrik ediyorum. Panel iki turdan oluştu. Birinci turda panelistler kendi pencerelerinde düğünler ekseninde yaşanan olumsuzlukları ele alırken, ikinci turda çözüm odaklı konuşmalar yapıldı.

Panelin birinci bölümünde

Gökkuşağı Sanat Merkezi Müdürü Ömer Atıf Bey, düğünler ekseninde önümüzü daha iyi, net görebilmek adına tablolarla rakamları çıkartarak, düğünlerin başından sonuna kadar oaln maliyeti sergiledi.

Ardından Doğuş Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, ayrıca 1980 yıllardan bu yana kadar düğünlerin içinde bizzat bulunan Adnan Şahin Bey yörelerin farklı, ilginç âdet ve geleneklerden video destekli görselleri sergiledi. “Bazı âdet ve gelenekleri yaşadığımız toplumda devam ettirmemiz gerekiyor mu?” sorusunu kafamızda oluşturdu.

Ercan Kuzu “Nikâh’ı zorlaştırıyoruz, düğün merasimlerini zorlaştırıyoruz, dolayısı ile helal ilişkileri, meşru yolları zorlaştırıyoruz” diyerek kısa ve net bir cümle ile kendimizi sorgulamamızın vakti geldiğini belirtti.

Salon sahibi ayrıca HKV başkanı Hasan Tekten Bey ise konuyu salon içerisinde yaşanan olumsuzluklara, yapılan israflara değindi. Yazar H. Kerim Ece ise güzel bir sunum eşliğinde, düğün öncesi ve sonrası İslam penceresinden bakarak olmaması gerek, ikinci bölümde ise olması gerek, olabilirliği konusunda bilgiler verdi.

Gençleeerrr el âlem için değil, yuva kurmak için evlenin. Allah’ın kutsal saydığı aile hayatına Allah’ın haram kıldığı ve yasakladığı bir eylemle girmeniz sizin için bir “hayır” değil tam aksine bir “şer”dir. Bu yazımı kaleme alırken neden bilmiyorum ama aklıma Peygamber Efendimiz Yemen’e vali tayin ettiği Muaz bin Cebel ile arasında geçen olay geldi. Peygamberimiz, Muaz bin Cebel’i Yemen’e vali tayin ettiğinde şu tavsiyelerde bulunmuştu: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin,

ihtilafa düşmeyin”

“Bu olayın düğünlerle ne alakası var?” demeyin. Tabiri caizse “cuk” diye oturuyor bence.

Peki ya İslami bir düğün nasıl olmalıdır? Aslında bence bu sorunun cevabını hepimiz biliyoruz. Bu soruyu tersten sorunca bakalım cevap ne çıkacak. İslami bir düğün nasıl olmamalıdır? Fert veya toplum için zararlı kabul edilen israf, gösteriş, içki, kadın-erkek karışımı dans, eğlence, gayrimeşru sözler eşliğinde hareketler, zaman israfı olmamalıdır. Müslüman bir bireyin eline düğün davetiyesi ulaştığında “davete icabet etmek sünnettir” diye kendini davete icabet etmek için sorumlu kılıyor. Doğru, davete icabet etmek hadisi şerifle sabittir. Lakin bunu belirleyen şartları es geçemeyiz. Davet edilen düğünde Allah’ın çizmiş olduğu sınırlara ne kadar uyulmuş. Davete icabet etmeden önce bunun bilgisi alınıp ona göre hareket edilmeli. Allah’ın haram kıldığı ve yasakladığı bir ortama bizleri sürüklemeyecekse, davete icabet gerek. Ancak bunun tam tersi olacaksa, başkasını razı edeyim derken Allah’ın rızasından mahrum kalmamak gerek.

Geçtiğimiz hafta NIF gençliğin organize etmiş olduğu “sabah namaz” program fotoğraflarını görünce içim ferahladı. Şu soğuk kış günlerinde, hafta sonu sıcacık yataklarından kalkıp, sabah namazını cemaat ile icra etmek için yüzlerce genç koşturuyorsa: “Hep birlikte geleceğe dair umutlarımızı taze ve diri tutalım”

About Dogus