Avrupa Baharı mı?

 Adnan02

 

Değerli okurlarımız herkesi bir kez daha en kalbi selamlarımla selamlıyorum. Esselamüaleyküm!..

Bir söz, bir tekerleme vardır Anadolu’da “Kara keçiyi gören içi dolu yağ sanırmış” bir söz daha söylenir o da şu, “İçi beni yakar dışı seni yakar” bu her iki tekerlemeden kastedilen şey aynı aslında. O da şu: Görünenin göründüğü gibi olmadığı. Nereye varmak istiyorum? Fransa’da başlayan ve bizlere “Arap Baharı” diye yutturulan olayların ardından  “Bu da Avrupa Baharı mı?” sorusunu sorduran olaylara varmak istiyorum.

Günlerdir “sarı yelekliler” adı altında on binlerce insanın düzenlediği gösteriler. Çok masum bir şekilde başlayıp ve sonunda ortalığı yangın yerine hatta savaş alanına dönüştüren gösterilere… Gösteriler devam ediyor, gayet ciddi bir şekilde yapılıyor ve siyasileri harekete geçirmeyi başardı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron siyasi partilerin liderlerini bir araya topladı ve durumu değerlendirmeye başladı bile. Fransa’da yeniden bir olağanüstü halin açıklanması bile düşünülüyor.

Olayların çıkış nedenine bakınca şöyle bir düşünce ye gark oluyorum: “Yahu, biz Fransa’yı çok zengin; insanları refah içinde yaşayan bir ülke sanırdık, meğerse o içi yağ dolu sanılan bir kara keçiymiş. İnsanlar açmış aç”. Gösteri yapanlara muhabirler mikrofon uzatıp soruyorlar “neden bu gösteriyi yapıyorsunuz?” Soruya verilen cevaplar yürek burkan cinsten… Bunları şöyle bir tekerleme ile özetleyebiliriz. “Bir dokun, bin ah işit” Yakmalar yıkmalar, onca yaralanmalar ve ölümler… “Vay be, durum bayağı ciddi” diye düşünüyor insan. Ve olaylar şu an Belçika’ya sıçradı. Hollandalıların da kıpırdamasına yol açtı. Hareket bir başlasa hanım hemen bayrağı alıp meydana çıkacak gibi duruyor… Çünkü Hollanda’da mutfak masrafının hangi boyutlara vardığını en iyi bilen o… Ev kirası, gaz parası, sağlık sigortası araç vergisi ve daha neler, neler… Ve tabi ki, Fransa’da bardağın taşmasına yol açan “akar yakıt” fiyatları burada da aldı başını gitti. Esasen buradakiler de nefes alamıyorlar. Ama her nedense kimseden ses çıkmıyor. Her şeye çaktırmadan, azar azar gelen zamlar dar gelirlileri çok ama çok zor duruma sokmaya devam ediyor. Trafik cezaları, park cezaları; bunlarda yaranın üzerine serpilen tuz  ve biber oluyor âdeta.

Evet bu gösterilerin kıvılcımı Hollanda’ya da sıçradı. Bunun da hiç kimseyi şaşırmayacağını düşünüyorum. Çünkü herkes dar gelirlinin ne durumda olduğunu çok iyi bilmektedir. Elbette temennimiz siyasilerin bu gidişata erken müdahale ederek bir neşter vurmalarıdır. Karşı atağa geçerek dar gelirlileri rahatlatacak bazı önlemler alarak açıklamalar yapmalarıdır. Ve yine temennimiz, eğer gösteri yapmak kaçınılmaz olacaksa da bunun kırıp dökmeden, yasalar çerçevesinde kararlı bir duruşla yapılması ve siyasileri düşünmeye sevk etmesidir.

Son haberlere bir göz atıyorum; Fransa’da sarı yeleklilerin gösterilerinin 8 Aralık’ta çok büyük bir gösteriye hazırlandıkları geçiyor alt yazılarda. Ancak Fransa’da sular durulmuyor zira bu arada ambulans şoförleri de gösteri yapmaya başladılar. Yüzlerce ambulans protesto amacıyla Paris’in en işlek caddelerini bloke ettiler. Hasta taşıması felç olmuş durumda. Ambulans şirketlerinin büyük zarara uğrayacağından korkuluyor.  Ayrıca verilen haberlerde Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un hayata geçirmeye çalıştığı yeni reformlar da çok sayıda öğrenci tarafından şiddetle protesto ediliyor. Aslında hem Fransa hem Hollanda zengin ülkeler. Ama neden bir kısım halk bu denli mağdur ediliyor anlamak zor. Yoksa insanların bir kısmı hâlen, bir zamanlar Avrupa’yı temsil eden ülkelerde yaygın olan ve şimdilerde geçmişe mal edildiği söylenen “köle düzeni”nin kurbanları mı? Hakikaten bu konuyu bu boyutuyla hiç düşündünüz mü? Köle düzeninin çok modern bir şekilde devam ettiğini. İnsanların nelere köle edildiğini… Doğrusu bu konuda söylenecek çok söz var. İnşallah ileride bu konuyu bir sayımızda dosya konusu yapmaya çalışalım.

Gelin şimdi hep bir birlikte sessizce Yemen’i düşünelim…

Bir yanda, yıllardır açlık, susuzluk içinde biilaç bırakılarak hayatını kaybetmiş ve ölmek üzere olan on binlerce çocuk ve çaresiz Yemen halkı. Diğer tarafta Allah’ın kendilerine lütfettiği petrolü Müslüman düşmanı ülkelerin ürettiği silaha yatırarak kardeş kanı akıtan bir ülke… Aman Allah’ım Müslümanlar ne yöne everiliyor böyle. Yoksa bunlar kıyamet âlametleri mi?…

Daha güzel haberlerle yeniden birlikte olmak dileği ile Allah’a emanet olun…

 

About Dogus