Öldürülen Gazeteciler ve Gazetecilik Mesleği…

Recep-Soysal-02-300x75

 

Her yıl yüzlerce hatta binlerce gazeteci sırf mesleklerini icra etmelerinden dolayı türlü zorluklarla karşılaşıyorlar. Bu zorlukların, engellemelerin şekli ve dozajı kendini farklı şekillerde gösteriyor. Zorlukların, engellemelerin belli bir bölümü görünür iken büyük bir bölümü ise görünmez ve sinsice yapılıyor. Gazetecinin mesleğinde aldığı yol ne kadar uzun, çevresi ne kadar geniş, etkilediği kitleler ne kadar fazla ise yaşadığı zorluklar da o kadar büyük oluyor maalesef..

 

İlk önceleri görmezden gelmelerle, maddî açıdan zorluk çektirme isteği ile yapılan gelir engellemeleri daha sonra yavaş yavaş ufak tehditlere dönüşüyor. Görünmez olan engellemeler tehditlerle birlikte artık görünür hâle gelmeye başlıyor. Eğer gazeteci, yapılan tehditlerle bir nevi yola gelmez, haksızlık karşısında susmazsa, sonunda bu başarısının faturasını hayatı ile ödüyor.

 

Gazetecilik maddî açıdan cazip mesleklerden birisi değil. Okulunuzu bitirdiğinizde iş bulacağınızın garantisi olmamasına karşılık iş bulmuş olsanız bile işsiz kalmanız an meselesi. Gazetecilik işsizliğe de en yakın mesleklerin başında gelen bir meslek çünkü. Son birkaç ay içinde bütün bu zorluklardan yılmayıp mesleklerinde başarı göstermiş ve başarılarını hayatları ile ödemiş birkaç gazeteci meslektaşımızdan bahsetmek istiyorum.

 

Şubat 2018, Ján Kuciak (27) Slovakya; Slowaakse Aktuality.sk. gazetesinde çalışan Ján Kuciak, iktadar partisi ile ilişkileri olan işadamlarının vergi kaçırmalarını araştırıyordu. Başkent Bratislava’nın 65 kilometre doğusunda bulunan Velka Maca’daki evinde nişanlısı ile birlikte öldürülmüş hâlde bulundu. Polisin verdiği bilgiye göre ölüm sebebi gazeteci olarak yaptığı araştırmalardan olduğu nerdeyse kesin.

 

Nisan 2018, Yasin Murtaja (30) Filistin; 6 nisan 2018’de Filistinli 30 yaşındaki gazeteci Yasin Murtaja, ‘Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü’nü fotoğraflarken İsrail keskin nişancıları tarafından vurularak öldürüldü. Üzerinde dev harflerle ‘Press’, yani ‘Basın’ yazıyordu. Bugün internette bir arama yaparken Yasin Murtaja’nın ismini yazdığınızda karşınıza bir tek haber bile çıkmıyor. Acı ama gerçek.

 

4-5 Ekim 2018, Bulgaristan, Viktoria Marinova (30); Bulgar polisinin verdiği bilgiye göre gazeteci Viktoria Marinova, Tuna Nehri’nin kenarında tecavüz edilip vahşi bir şekilde öldürüldü. Bulgaristan televizyonu TVN için çalışan Viktoria, Avrupa Birliği’nden gelen paralarla yapılan yolsuzluğu araştırıyordu. Bulgaristan İçişleri Bakanlığı genç gazetecinin öldürülmesini ‘vahşice’ olarak tanımlıyor.

 

Ekim 2018, Cemal Kaşıkçı (60) Suudi Arabistan – Türkiye; Son olarak da son zamanların en çok konuşulan ve tüyleri ürperten cinayetini ele alalım. Olayın işleniş şekli ve cinayeti işlemiş olanların sicili ve cesedin bulunamamış olması tüm dikkatleri bu vahşet üzerine çekti ve dünya üzerinde ses getirdi.

 

Evet onun ismini nerdeyse hepimiz ezberledik ve hayatı ve geçmişi hakkında oldukça fazla bilgiye sahip olduk. Cemal Kaşıkçı aslında Anadolu’dan, Kayseri’den Medine’ye İslam’a hizmet etmek, müezzin yetiştirmek için hicret etmiş güzel insanların torunu.

 

2 Ekim 2018’de kendi ayakları ile girdiği Suudi Arabistan konsolosluğunda işkence edilerek öldürülüp, cesedi parçalanarak yok edilen Cemal Kaşıkçı artık hepimizin kahramanı ve yürek sızımız. Allah kendisinden razı olsun ve haksızlık karşısında susmamasından dolayı mükafatlandırarak cennetine koysun.

Ne gariptir ki Cemal Kaşıkçı yaşarken başaramadıklarını ölümü ile başardı. Yaşarken onun kim olduğunu bile bilmiyorduk ve şimdi hepimiz ismini ezberledik. Medyamız maalesef onu bulup çıkarıp bize tanıtamadı. Şahsen onu tanımayı çok isterdim ama, demek onu tanımak ölümünden sonrasına nasipmiş.

Onun ölümü/şehadeti de birçok ilk’e kapı araladı. Tartışılmayan Suudi Arabistan artık tartışılabilir hâle geldi. İşlediği suçları örtmekte maharetli Suudi Arabistan asıllı caniler onun katledilişinde suçüstü oldular.

 

Başta da yazdığım gibi Ján Kuciak, Yasin Murtaja, Viktoria Marinova, Cemal Kaşıkçı, başarılarını hayatları ile ödemiş yüzlerce, binlerce gazeteciden sadece birkaçı. Onlar konuşmaya cesaret edilemeyen konuları konuşarak, yazarak, haber yaparak, gündeme getirerek toplumların daha şeffaf olması yolunda katkıda bulundular. Başarılarının ve cesaretlerinin faturasını çok ağır bir bedelle, hayatları ile ödediler. İnsanlık onların bu fedakârlığını asla unutmayacak.

 

Bize düşen, gazeteciliği daha çekici hâle getirerek daha fazla gencin gazeteci olmasını sağlamaktır. Ne kadar fazla cesaretli araştırmacı gazeteci olursa dünya o kadar güzel olacaktır.

Ne mutlu ‘haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır’ Hadisi Şerif’ini kendine şiar edinerek cesaretle gazetecilik yapan yiğit gazetecilere. Ne mutlu ufak menfaatler karşılığında kalemini satmayan cesaretli gazetecilere…

İnşallah şehit edilen gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın yeri İslam dünyasının her coğrafyasında yetişen yüzlerce, binlerce, on binlerce yiğit genç gazeteci tarafından  doldurulacaktır.

Selam olsun Hak ve Haklının yanında yiğitçe duranlara.

About Dogus