Bin Yılın Fenomeni Bir Kadın

 

 

elif bayraktar 02

Fenomen; hayranlık uyandıracak kadar dikkat çekici olan şey veya kişi demektir. Son zamanlarda halk arasında kullanımı oldukça yaygınlaşan bu ifadenin kullanımına örnek olarak “internet fenomeni”ni verebiliriz. Bu ifade bahsedilen olgunun internette herkes tarafından takip edilmesini, hayranlık uyandırdığını ve meşhur oluşunu anlatmaktadır.

 

Bin yıl önce magazin, internet, gazete gibi araçlar yoktu. Fakat dilden dillere dolanan konuşmalar vardı. İşte o zamanlarda en çok konuşulan, dillere düşen, güzelliği, zenginliği ve iffetiyle kendinden söz ettiren bir kadından bahsedeceğim size.

Geçtiğimiz haftalarda genç kızlarla bir sohbet meclisinde buluştuk ve sohbetten önce onlara tanınmış ünlü bir bayan ismi soracağımı söyledim.

 

‘Çok tanınmış ve takipçisi milyonlar olan bir kişi’ ‘İki evlilik yapan, eşleri vefat edince kendinden genç biriyle evlenen’ ‘Eşine olan saygısı, sevgisi ve aşkıyla anılan’ ‘Çok zengin bir iş kadınıyken, fakir olmayı tercih eden’, ‘Dokuz çocuk dünyaya getiren’ ve ‘Son çocuğu dünyaya geldiğinde elli yaşında olan’ bir kadın.

 

Tabi kızlar ilk başta, “acaba hangi ünlü bayandan bahsediyor?” diye düşündüler, hatta çok tuhaf isimler söylediler. Fakat içlerinden bir kaçı bu bahsedilen kişinin Hz. Hatice olduğunu bildiler.

 

Milyonlarca kadın, onun eşine (Sevgili Peygamberimize) olan aşkına, sevgisine, itaatine hayran olmuş, bin yıldan fazla geçen zamanda dahi onu konuşmaya, onu anlatmaya ve onun gibi yaşama gayretinde olmaya devam etmişlerdir.

Genç yaşında iki evlilik yapmış ve eşleri vefat edince üç çocuğuyla yalnız kalmış. Eşlerinden ve ailesinden kalan ticaret kervanlarının yönetimini idare etmiş, zenginliği ve güzelliği ile dillere destan olmuş birisi.

 

Kendisine gelen evlilik tekliflerini reddederek Efendimiz (Hz. Muhammed s.a.v) ile evlenmeyi gönlüne koymuş ve iffetiyle bu evliliğin gerçekleşmesi için adım atmış. Kendisinin yaşça büyük olması onu biraz endişelendirse de yardımcısı ile Efendimiz’e haber göndermiş ve Sevgililer Sevgilisine yakın olma, eş olma şerefine kavuşmuştur.

Kırk yaşında soylu, iffetli ve zengin bir kadının yirmi beş yaşındaki eşine saygısı ve sevgisi dillere destan olmuştur. Ve öyle saadetli bir yuva ki, evlilikleri tam yirmi beş yıl sürmüştür.

 

Ta ki Hz. Hatice dünyaya gözlerini kapatana kadar.

 

Ne kadar zengin olsa, etrafında hizmetliler olsa da her zaman eşinin hizmetini kendisi görmüş. Efendisi ticaret kervanları ile çöllerde yolculuk yaptığında, Sevdiğim oralarda sıcaktan kaynamış su içiyor diyerek kendisi de su küpünü güneşin altına koymuş ve sıcak suyu içmeyi tercih etmiştir. Geç yaşına rağmen Sevgililer Sevgilisine altı çocuk armağan etmiş ve dünyaya bir evlat getirmenin nasıl güzel bir şeref olduğunu tüm İslam kadınlarına göstermiştir.

 

Peygamberimizin ‘Babasının annesi’ diye çağırdığı Hz. Fatıma’yı dünyaya getirdiğinde elli yaşında olan bir kadın. O yaşına rağmen Efendimiz Hira dağındayken elinde yiyeceklerle O’nu yalnız bırakmamaya özen gösterip dağa tırmanmış. Bazen Efendimiz onu uzaktan görüp yorulmasın diye, yanına gitmiştir. Böyle sıcak bir günde yine Hira dağına tırmanırken O’nu Cebrail görmüş ve Allah’ın Hz. Hatice’ye selamı olduğunu iletmesini söylemiştir. Hz. Hatice ise bu selamı tevazu ile karşılayıp ‘Selam Allah ve Rasulune aittir’ demiştir.

Ve tabi Efendimiz’in de O’na olan sevgisi dillere destandır. O’nun vefat ettiği yılı “Hüzün Yılı” ilan edip ardından yıllar geçse de hep O’nu vefa ve büyük bir sevgi ile anmıştır. Hz. Aişe ‘Başka hiçbir kadını Hz. Hatice’yi kıskandığım kadar kıskanmadım’ diyerek O’na olan imrenme duygusunu dile getirmiştir.

 

Çünkü Hz. Hatice hep ilk olma şerefine ermiştir. Sevgililer sevgilisinin ilk eşi, O’na ilk biat eden, ilk Müslüman olan, ilk namaz kılan, ilk yoldaş, ilk sırdaş, Allah Rasulüne malı ve canı ile ilk yardım eden, ilk mücahide olan kadın.

 

Peygamberimizin ‘Yeryüzünün en hayırlı kadını’ diye dillendirdiği. Efendimize her zaman, her konuda destek olan, O’nunla tüm zorluklara göğüs geren bir hanımdı. Bizim annemizdi. Ve bu gün dualarımızda O’na komşu olmayı arzu ettiğimiz bir insan. Hayranlık duyduğumuz ve güzel ahlâkına imrendiğimiz örnek bir şahsiyet.

 

Her yaptığı hayır olan, ahlâkça güzelliği saymakla bitmeyen, günlerce konuşulacak Yeryüzünün en hayırlısı bir hanım varken, üç beş başörtü reklamı yapıp, kıyafetiyle gösteride bulunan binlerce takipçisi olan internet fenomeni kadınları takip etmek ne kadar anlamsız değil mi?

 

About Dogus