Yalnız Kalabalıklar…

Adnan02

 

Değerli okurlarımız yeniden birlikteyiz, hepinizin Ramazan Bayramını kutlayarak başlamak istiyorum. Bayramınız mübarek olsun. Rabbimin selamı, selameti, ikramı ve bereketi hepinizin ve hepimizin üzerine olsun.

 

Bu yıl ben kendi adıma dolu dolu bir ramazan idrak ettim, Rabbime sonsuz şükürler olsun. Ramazanda kilo vermek çok zor olmasına rağmen ilk kez 5-6 kilo kadar hafifledim. Umarım sizler de Allah’ın rızasına uygun, eşinizle dostunuzla güzel bir ramazan geçirmişsinizdir.

Ramazanda bildiğiniz gibi televizyonlara özel sahur ve iftar programları düzenleyerek ayın daha iyi değerlendirilmesi konusunda ellerinden geleni yapmaktalar. Bilhassa devlet televizyonumuz TRT çok seçkin konuklarla insanlarımızın gönüllerine dokumaya çalışmaktalar.

 

Bekir Develi’nin yaptığı iftar programında bir konuk günümüz meseleleri üzerinde konuşuyordu ve şu iki cümlesi ilginçti: “Teknolojinin yığınla yalnız kalabalıklar oluşturduğunu” söylüyordu.

Bir de “akıllı telefonların kişilere, çok uzakları yaklaştırdığını ancak buna mukabil çok yakınlarını da uzaklaştırdığını” söylüyordu. Devam ediyor ve “aynı çatı altında yabacı gibi yaşayan ailelerin sayılarının arttığını” söylüyordu.

Doğrusu çok çarpıcı tespitlerdi bunlar. Bilmem katılır mısınız? Şimdi durup düşünmeye ve “birkaç sene sonra durumumuz ne olacak acaba?” diye sormaya başladım. Allah sonumuzu hayırlı eylesin diye dua edelim hep birlikte. Ümitsizlik Müslümana yakışmaz.

 

Değerli okurlarımız, gazetemiz elinize ulaştığı günlerde 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimi için oy kullanma vakti çok yaklaşmış olacak. Bu seçimin en “öz cümleyle” memleketimiz için hayırlı olmasını dileyelim.

 

Maalesef sosyal medyada olur olmaz şeyler paylaşılmaya devam ediliyor. Her iki cepheden de sert açıklamalar yapılıyor. Ortam gerildikçe geriliyor.

Bizler Avrupa’da yaşayan insanlar olarak normal bir demokratik ülkede seçimlerin nasıl yapıldığını yıllardır görüp durmaktayız. Şehirlerin muhtelif yerlerine kurulan tahta panolar üzerinde tüm partilerin afiş ve sloganları dışında; seçimlerle alakalı aklınızda kalan başka bir şey var mıdır?

Siz, bizdeki gibi burada sokakları afiş flama ve bayraklarla süslenen (ve büyük bir çevre kirliliği yaşayan) şehirleri dolaşıp miting yapan parti liderlerini hiç gördünüz mü?

Buradaki seçim günlerinde televizyonlarda (daha çok reyting almak düşüncesiyle) her akşam parti liderlerinin birbirleriyle yarışan ağır suçlamalar ve hakaretler içeren sözlerinin seyircilere allanıp pullanıp sunulduğu programa ya da haberlere şahit oldunuz mu?

 

“İyi de arkadaşım, bizim ülkemiz farklı. Biz âdeta bir ölüm kalım mücadelesi vermekteyiz. Dış güçler vesaire bir yığın etkenler var” dediğinizi duyar gibiyim. Elbette bu doğrudur. 15 Temmuz gibi bir garabet yaşadık.

Bunu kimse görmezden gelemez. Ülkemiz korkunç bir felaketin eşiğinden döndü. Allah korusun Türkiye bir “Mısır” olmaktan kıl payı kurtuldu. Bunlar inkâr edilemez gerçekler elbette. Ülkemizi o hâle getirmek isteyenlerle tabi ki, mücadele edelim. Ancak birbirilerimizin yüzlerine bakamayacağımız kadar ağır hakaretler içeren yazı ve söylemlerden şiddetle kaçınalım. Şuan ülkemiz birbirine karşı iki blok hâline gelmiş durumda. Hepimiz, aynı kimliğe sahip vatandaşlar olarak birbirimizin mevcudiyetini kabul edip saygı duymak zorundayız. Ülkemizin daha iyi yerlere gelmesi için hep birlikte mücadele etmek zorundayız. Fikrî bazda, kalemle veyahut kelamla saygı sınırlarını ihlal etmeden kıyasıya(!) mücadele edebilmeliyiz. Ama lütfen itidali elden bırakmayalım. Umarız bu seçim ülkemizin ekonomik bağımsızlığa ulaşması, eğitimde en iyi en güzeli yakalaması, kendi savunma sistemini kurarak düşmana korku, dosta güven veren bir ülke olma yönünde atılmış kocaman bir adım olur…

Değerli okuyucularımız, bu sayımızla biz de sezon finali yapıyoruz. İki ay görüşemeyeceğiz. Bu zaman zarfında sıla-i rahim için yollara düşenlere hayırlı yolculuklar ve memlekette yakınları ile gönüllerince günler geçirerek hasret gidermelerini dilerken, burada kalanlara da güzellikler diliyoruz…

 

Gazetemizle birlikte her yıl olduğu gibi bu yılda araba ile yola çıkacak olan kardeşlerimize yol haritası veriyoruz. Yani yola çıkarken yanınıza mutlaka bir Doğuş gazetesi alın ve uzaklardaki dostlarınıza Hollanda’daki hayattan bilgiler vermeniz konusunda çok işinize yarayacaktır. Ve tabi ki, yazarlarımızın çok değerli yazılarından istifade etmenizi temenni ediyoruz…

Yeniden görüşünceye dek hep sağlık mutluluk ve güzellik üzere olun… ….

About Dogus