Masa Etrafında Toplanan Garipler

Mehmet sukru Oflaz 02

Masa etrafında toplanan garipler (garip dediğime bakmayın, evlerimizdeki sadece plazmaların bir tanesi bir asgari ücretten daha fazla), çay ve sigara eşliğinde sohbet ediyorlar. Ediyorlar dediğime bakmayın, bizde dâhiliz olaya. Allah’ın günleri hep aynı ve her yıl ramazan geldiğine göre, camilerde cemaatin azaldığı yönündeki şikâyetler neyin nesi.

Masanın etrafında ki bizler, oturup kalktığımız ana kadar o kadar değişik konular hakkında konuşuyoruz ki aklınız hayaliniz durur. Müktesebatımız mükemmel. “Eski bayramlar başkaydı” diye başlayan sözler duyarız. Ne duyması bizde söylüyoruz. –Bu arada çay içmeye devam- Bu ve buna benzer sözler söyleniyor zira, özlediğimiz o zamanlarda biz müdahil değildik ama şimdi hayatla karşı karşıyayız. Bunun oluşturduğu korku -çaktırmıyoruz- hâlini unutmak için eskilere sığınıyoruz. Kaçış. “Eski zamanlar” diyen bizlerin karşısına sihirli lambadan çıkan bir cin, tamam haydi eski zamanlara dese, “abi yav akıllı telefon yok, Facebook yok, araba yok, şu yok bu yok” diye mazeret belirtirdik. Bir teselli ver şurubu, bayilerde, ısrarla isteyiniz.

 

Şimdi burada yaşıyorsak, aldığımız her nefes o çok özlediğimiz zamana tabi oluyorsa, bize düşen her an yeni bir yaratmada olan Allah’a ve her zaman diriliş muştulayan İslam’a rağbet etmektir. Bunu istemeliyiz. Allah’ın dinini öğrenmek için ne kadar zaman ayırdığımızdan samimi olup olmadığımızı görmek mümkün mesela. Şöyle bir söz de var; “eli işte gözü oynaşta”.

Hatırlatmak isterim.

 

Algılarımızın üstüne kalın bir perde çekildi. Kim çekti derseniz, bilmiyorum derim. Hayat deveran ediyor. Ölenler, hasta olanlar, doğanlar vs. bize bir şey diyemiyor. Oruç tuttuğu için nerdeyse bizi mihnet altına alacak olan insanlar, Gazze’de yaşayan insanlar da oruç tutuyorlar dediğimizde, köpürüyor. Köpür köpür bayım. Köpüklü ayran. Şu kanaate erdim, bilmem katılır mısınız… Modern zaman insanının üç başat özelliği var: Bir, çok konuşmak. İki, unutkan olmak. Üç, tüketmek. Modern insan dediğim zaman, “yani bizlerden bahsetmiyor ağa, boş ver” denilebilir. Bizlerde modern çağın insanıyız. Bu özellikler ile dönen veya döndürmeye çalıştığımız bir hayat var. Çok konuşan ve unutan ardından çok tüketen insanların semtinde Ramazan direkler arası eğlence idi eskiden, şimdi ise başka başka şeyler oluverir. Masa etrafında bir elimizde sigara bir elimizde çay, vay dünya vay. Şimdi “eski ramazanlar” diyen, bir ayağı çukurda abimizin sebep olduğu ciddi havayı, masanın diğer ucundan bir başka ayağı henüz çukura girmemiş ağabeyimiz, izin hazırlıklarından ve güzergâhtan bahsederek dağıtıyor. Dağılıyoruz resmen. Alınan arabalar, yapılan planlar, gidilecek yerler falanlar, filanlar. – Buraya yazmak durumundayım yüksek müsaadelerinizle. Dünyada gururumuz olan Türk Hava Yolları’na, isminizin sadece hava kısmının hakkını verdiğinizi söylemeliyim. Başında Türk olan şirketiniz, sonunda da yolları olan muazzam kuruluşunuz Türkleri yolmak hususunda son dört beş yıl istikrarlı bir şekilde çalışıyor. Bir Türk olarak kınıyorum sizi.- Tabi izine gidecek insanlar hazırlık yapmalı normal. “İzine gideceğim” diyenlere her defasında izin değil efendi, “sıla-i rahim” diye kendini uyarmak mecburiyetinde hisseden bürokratlarımız var. Saklamaya gerek yok, izine gidiyoruz. Modern köleler olarak dört hafta efendilerimizin tasallutundan kurtulmak için gidiyoruz. İzinliyiz. Bir daha ki çalışma yılında kaldığımız yerden cihadımıza devam ederiz.

 

“Müktesebatımız geniş” demiştim. Masanın etrafındakiler candırlar. Önceleri “amatörce can” idik ve güzel oluyordu. Araya parti purti işleri girince profesyonel dostluklar veya arkadaşlıklar kurmaya, tercihlerimizi bu şekilde belirlemeye başladık. Gelip gitmeler kesildi, mü’minler kardeştir rafa kaldırıldı, konuşurken edepli olmak iptal edildi vs. “İslam Milleti” denilince, mukabelesi bu yeni bir icat mı oluyor. Üzgünüm. Bu kadar sözü kimseyi incitmek için söylemedik, haşa. “Dertleştik” diyelim.

 

Masanın etrafında biz garipler, yukarıda sıraladıklarıma daha pek çok konu ekledik. Bu ülkede bizleri nasıl bir gelecek bekliyor diye düşündükçe, iç açıcı bir cevap bulamıyorum. Bu benim eksikliğim olabilir. Kabul. İnşallah sonumuz hayır olur. O kadar kötü değildir diyenleriniz vardır. Mutlaka, bir masanın etrafında çay içebileceğimiz az da olsa insanlar var. Masanın etrafı boş kalmasın.

Çok şükür imanımız var ve çok şükür çayımız var.

About Dogus