İslam Karşıtlığı

Reyhan-Turgut-Şeker-02

İslamofobi, İslam ve fobi kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir kavramdır. Fobi, “İslamofobi” denildiğinde, nefret, tiksinmeyi içeren ve İslam’a karşı tahammülsüzlük noktasına varan bir duygu hâlinden bahsediliyor demektir. İslamofobi kavramının anlamsal olarak doğru kullanılmadığını düşünüyorum. İslam ve fobi (Phobia) kelimesi yan yana getirilerek insanlarda oluşturulmak istenen algı, İslam’ın korkulacak bir din olduğu yaklaşımını benimsetmektir. İslamofobi kavramı 1990’lı yılların başında İngiltere’de kullanılmaya başlanmış.

Modern çağda kitleler, siyasi, dinî ve ekonomik menfaatler uğruna görsel ve işitsel medya tarafından yönlendirilmekte ve arzu ettikleri neticeye kolaylıkla ulaşabilmektedirler. Psikoloji biliminden faydalanılarak kitleler üzerinde olumsuz algı oluşturulmakta ve insanların o doğrultuda şartlanmaları sağlanmaktadır.

Nitekim 2010 yılında Time dergisinin yapmış olduğu bir anket sonucuna göre İslam karşıtlığının oluşmasında medyanın etkisi ortaya çıkmıştır. İlginç olan ise, bu ankete katılan Amerikalıların % 62’si hayatları süresince hiçbir Müslümanla karşılaşmadıklarını ifade etmiş olmalarıdır (Moustafa Bayoumi, “Fear and Loathing of Islam” The Nation, July 2/9, 2012, s.12.) Kısa bir süre önce sosyal deney olarak Hollanda’da İncil’in kapağını Kur’an ile değiştirerek, sokaktaki insanlara içinden Kur’an ayetleri okuyormuş gibi yapılarak tepkileri ölçülmüştü Genel olarak herkesin tepkisi Kur’an’ın katı, fakat İncil’in daha kucaklayıcı bir yaklaşımı olduğu yönündeydi. Kur’an ayetleri zannettikleri sözlerin İncil’den alıntı olduğunu anladıklarında çok şaşırmışlardı. Yapılan bu sosyal deney Time dergisinin yapmış olduğu anketin sonuçlarını destekler nitelikte.

Tarihî sürece baktığımızda bu anlayışın ortaya çıkmasına zemin oluşturan birçok sebep olmakla birlikte 11 Eylül olayı ile Müslümanların gerçek kimliklerinin önüne set çekilmiştir. Her olumsuz eylemde asıl suçlular ortaya çıkarılmadan olay Müslümanlara mâl ediliyor, İslam’da bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmekle eşdeğer olduğu bilindiği hâlde Müslümanlık kisvesine bürünmüş başka örgütlerin bu işi “Allah-u Ekber” nidalarıyla yapıyor olmaları, İslam dinini gerçek anlamda bilmeyenler üzerinde olumsuz imaj bırakmaktadır. İslam’ın, faydadan çok zarar veren bir din olduğu ve göçmenlerin Avrupa toplumu için büyük bir tehdit olabileceğini savunan entelektüeller de bu anlayışın yayılmasında ve gündemde tutulmasına katkı sağlamışlardır. Böyle olmakla birlikte yakın çevrelerindeki Müslümanlarla iletişim hâlinde olan ve onların olumlu davranışlarıyla karşılaşan gayrimüslimlerin, IŞİD ile aynı zihniyete sahip olamayacaklarını düşündüklerinden, İslam’ı araştırmaya başladıklarını ve Müslüman olmaya karar verdiklerini okuyor ve duyuyoruz.

Kanaatimce, İslamofobi kavramı nefret söylemi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Çünkü bu söylemin doğurduğu sonuçlara bakacak olursak insanların sadece dinînden dolayı küçük düşürüldüğünü ve ötekileştirildiğini görmekteyiz. Bu kavramın Müslümanlara karşı retorik bir nefret söylemini aşarak okul, cadde, iş alanlarında fiziksel şiddete dönüşen somut bir eylem hâline dönüştüğüne şahit oluyoruz.

Peki İslam karşıtlığını azaltmak için Avrupa’da yaşayan Müslümanların yapabilecekleri nelerdir?

– Müslümanların, gayrimüslimlere karşı insanî ilişkilerinde hassas ve seviyeli davranmaları gerekmektedir. İslam’ın çizmiş olduğu toplumsal ahlâk kurallarının dışına çıkılmamalıdır. Her olumsuz eylemin şahıslardan çok İslam kimliğine zarar verdiği düşünülmelidir. Müslümanlar taşıdıkları sorumluluğun farkında olmalı, haklı iken haksız konuma düşmemek için mantıklı hareket etmelidirler.

-İslam’a karşı olumsuz yaklaşımların olduğu ortamlarda, İslam’ın yeterince doğru bilinmediğinden dolayı bu yaklaşımların var olduğu düşünülerek ılımlı yaklaşılmalıdır.

-Müslüman kuruluşlar, bulundukları Avrupa ülkelerinde sosyal ortamla daha çok iç içe olmalı ve farklı aktiviteler düzenleyerek ön yargıların kırılmasına katkı sunmalıdırlar.

-Müslümanlar dinlerini gerçek anlamda öğrenmeli ve örnek olmalıdırlar.

About Dogus