Namaz Kıldın Ne Oldu, Hacca Gittin Ne Değişti?

Mehmet sukru Oflaz 02

 

Bu başlığı bizim hacı görse ‘tövbe tövbe’ diyerek pek çok şey söyleyecektir. Sadece hacı mı?

Hemen herkes bir şey söyleyecektir.

İş konuşmaya gelince, mangalda kül bırakmamak gibi bir tercih herkesin gözdesidir.

Özellikle medya ağları üzerinden, insanların birbirlerine söylediklerini hesaba katınca, kimse bizim bileğimizi bükemez.

Bir zamanlar, deli yürek dizisi moda olduğu zamanlar, Bursa’nın sokaklarında toylar yaz-kış paltoyla gezerlerdi.

Şimdi cami avlularında herkes börk takmakta.

Herkes Bamsı, Ertuğrul vs. modunda. Sorsak börk giyen günümüz alperenlerine, Ertuğrul’un babası “dizide böyle, sizce doğru mu?” Süleyman Şah’ın lakabı nedir, bilen çıkmaz zannımca.

Kutalmışoğlu Süleyman.

“Kutalmış ne demek?” Töre almış demek.

Töre ise şeriat demektir.

Töreyi veren Allah’tır. Törenin esası adalettir. Adalet ise tevhiddir. Adil olmak ahlâkı gerektirir. Ahlâk ise, fıtrat üzere yaşama çabası.

Sünnetin diğer bir anlamı fıtrattır.

Son zamanlarda gözlemlediğim bir konu var: Özellikle sosyal medya üzerinden ve meclislerde İslam ahlâk ve edebine aykırı konuşmalar ve davranışlar…

Müslüman; namaz kılan, hacca gitmiş koca koca insanlar birbirlerine kavgada bile söylenmeyecek ağız dolusu küfürler savurmaktadırlar.

Bu gerçekten tükenmişliğimizin en büyük göstergesidir.

Galibiyete odaklanmışlık sebebiyle varlık sebeplerimizden, ahlâkımızdan, edebimizden vazgeçeceksek, niye mücadele ediyoruz.

Her işin başı Allah korkusu…

Bunun kanaatimce sebebi şu olabilir: Müslümanlar olarak, İslam ile bağımız ibadetler üzerinden şekillenmektedir. İbadetler ise salt hareketlerden ibaret değildir.

Kalbimize, ailemize, cemiyetimize ve bunları kuşatan şuurumuza yön veren ruhu vardır ibadetlerin.

Bunun yanında hukuk vardır. Mesela yalancı şahitlik yapan bir Müslümanın karışılacağı hukukî bir yaptırım vardır. Burada karışılacağı bir müeyyide, ahirette vereceği bir hesap. İbadetler, bizi Allah’a ve insanlara karşı sorumluluğumuzu hatırlatması ve disiplin kazandırması yönüyle önemlidir.

Bunu pek çok defa zikrettim: Dünyada sene içinde en büyük toplantı hacdır. İkinci en büyük toplantı Bangladeş’teki ‘içtima’ toplantısı. Mesela milyon insan bir metre yükseklikten hep beraber atlasalar, deprem meydana gelir. Lâkin dünyada olup bitenlere dair bu toplantıların bir etkisi olmamaktadır.

Hiç kimse “Müslümanlar bu yıl ne karar alacaklar?” diye merak bile etmemektedir.

Bunu akl-ı selim ile düşünmeliyiz

 

“Namaz kıldın ne oldu, hacca gittin ne değişti?” diye sorduğumuzda, şekilden öteye geçemeyişimiz sebebiyle, dayatılan gündemlerin, yönlendirilmiş zihinlerin, yerlerde sürüklenen ahlâkın cenderesinde kıvranmaktayız.

Camide “Müslümanlar kardeştir” düsturunun baskısı altında musafaha edenlerin, ellerindeki telefonlar aracılığıyla birbirlerine hakaret etmelerini, temizleyecek olan hesap gününün dehşeti olacaktır.

Korkmalı mıyız? Bence korkmalıyız. Zira hiç birimiz peygamber değiliz.

About Dogus