“Yaşlanmak” demek, “yok olmak” demek değildir

 

Havva Koc 02

Ne kadar vefakâr, cefakâr büyüklerimiz var. Onlarla ne kadar gurur duysak az. Dillerini, dinlerini, coğrafyalarını, iklimlerini değiştirip bilmedikleri bir ülkeye geldiler ve buralarda, kimliklerini kaybetmemek adına organize bir şekilde bulundukları yerlerde bir araya gelebilecekleri, birlikte olabilecekleri vakıflar, camiler, dernekler kurdular. Müslümanların yoğunlukta yaşadığı ülkelerde yaşamak kolay fakat İslam’la, hiç bir alakası, alameti olmayan bir yerde hem imanlarını korudular, hem ibadetlerini yaptılar. Gelecek nesillerin kaybolmaması, asimile olmaması için ellerinden gelen bütün gayretleri gösterdiler.

Onlar üzerlerine düşen görevi yaptılar ve sıra şimdi bizlerde…

Bizler ne kadar geleneksel bir toplum yapısına sahip olsak da aile yapımız zaman içinde bulunduğumuz toplumda dejenere oldu. Bu değişimi aileler içerisinde görmekteyiz. Bunun tabi ki bir çok etkenleri var. Yıllar önce iki odalı evlere iki üç aile sığarken ( bu konu dinen ne kadar uygun tartışmaya açık), şuan kendi ebeveynlerimizi bile evlerimizde sığdıracak oda bulamıyoruz.

Bir de üzerinde durmamız gereken şu konu var ki; bizim yaşlılarımız ellili yaşlara geldikten sonra dünyadan elini eteğini çekip kenara çekiliyorlar. Bu durum yaşlılarımızı yalnızlaştırıyor, sosyal yaşamdan uzaklaşmasına sebep oluyor. Böylelikle gündelik hayatla boğuşan çocuklarından beklentisi fazlalaşıyor.

Yaşlılar için sağlıklı yaşam, ancak aktif, hareketli bir hayatla mümkündür. Bu da yaşlıların sosyal ilişkileri ve üretkenliği devam ettikçe sağlanır.  Tabi öncelikle yaşlılarımız bu yönde bilgilendirilmeli ve onlar da bunu istemeli ki sağlıklı yaşlılık yaşamı sürebilsinler.

Burada biz yazarlara, gazetecilere, siyasilere, sivil toplum kuruluşlarına büyük iş düşüyor. Hollanda’da yaşlılık beraberinde getirdiği sıkıntıları en aza indirmek için elimizi taşın altına koymalıyız. Bunu da birlikte, paneller, tartışma ortamları organize ederek kafa yormamız gerek. Araştırmalar yaparak kendimizi bilinçlendirmeliyiz ki yaşlılarımıza doğru, hak ettikleri hizmeti, sosyal bakım ve destek hizmetlerini sunabilelim.

Yaşlılarımıza hizmet veren kurum ve organizasyonların hizmetleri verimlilik açısından  kontrol edip, incelenmeli. Gerekirse yaşlılarda nabız yoklaması yapılıp, hizmet alan yaşlıların memnuniyeti yönünde çalışmalar yapılmalı.

Yaşlılarımızı kendilerine yönelik karar alma süreçlerine aktif olarak katılımlarını teşvik edelim, onları hakları ve sorumlulukları konusunda bilgilendirelim. Hollanda genelinde yoksulluk ve yalnızlık durumu belirlenebilir ve gereksinimlerini karşılamaya yönelik projeler üretilebilir.

Yaşlılarımıza kendi dillerinden, dinlerinden anlayanlarla konuşabileceği ortamlar hazırlanabilir. Yaşama sevincini artırıcı, kendi sorunlarını paylaşabilecekleri, bir araya gelerek sosyal grup çalışmaları yürütebilecekleri, spor yapabilecekleri, oyun oynayabilecekleri, sosyal çevreler ve mekanlar kurulabilir. Yaşlılarımız için özel sağlık, market, lokantası içinde olan sosyal konutlar inşa edilebilir. Kültürel ve sağlık turları düzenlenebilir.

Yaşlılarımızın bağımsızlıklarını olabildiğince uzun süre korumalı, toplum içindeki yerlerini korumaları ve toplum yaşamına katkıda bulunmaya devam etmeleri için onlara destek olmalıyız. Yaşlılara tüm haklarını kullanmaları konusunda fırsat verilmeli ve hatta bu yönde teşvik edilmeliler.

Üretkenliğini devam ettirme amaçlı üretim hizmetleri geliştirilebilir. Örneğin, örgüler, patikler, bebek kıyafetleri, nikah şekerleri, paketleme işleri gibi isleri yaşlılarımız oturdukları yerden üretip satabilirler. Diyeceğim o ki yaşlanmak vücudun zayıflamasından ziyade yaşama sevincinin azalmasıyla alakalı.

Yaşlılarımızın yaşama sevinçlerini kaybetmelerine izin vermeyelim, onlara destek olalım, üretmelerine, sosyal hayata katılmalarına, aramızda birer birey olarak yaşama tutunmalarına yardımcı olalım. Yaşlanmak demek, yok olmak demek değildir; aksine daha güçlü var olmayı gerektirir!

Bu vesileyle ömrünün son demine kadar hayatın içinde aktif olan ve bize her fırsatta vatan, millet sevgisi aşılayan babamı rahmetle yad ediyor, bu yazıyı izninizle babama armağan ediyorum…

 

About Dogus